Ayşenur

Ayşenur
@lilithshere
Feminist politika, erkek tahakkümüne yönelik öfkeli eleştirimizi değiştirmeden, ataerkinin, erkeklere cinsiyetçi bir erkek kimliğini dayatarak onları da bazı haklardan yoksun bıraktığının kabul edilmesini içerecek şekilde genişledi.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Reklam
Muhafazakâr kitle medyası, sürekli, feminist kadınları erkek düşmanı olarak temsil etti. Hareket içinde erkek karşıtı bir hizip veya hissiyat olduğunda, feminizmin itibarım sarsmak için bunu öne çıkardılar. Feministlerin erkek düşmanı olarak gösterilmesinin altında, bütün feministlerin lezbiyen olduğu varsayımı vardı. Kitle medyası, erkekler arasındaki anti-feminist duygulan, homofobiye hitap ederek yoğunlaştırdı. Oysaki günümüz feminist hareketi henüz on yaşını doldurmadan, feminist düşünürler ataerkinin erkeklere nasıl zarar verdiği hakkında da konuşmaya başlamışlardı.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Bazı erkekler, işçi saflarında yer alan ve daha düşük ücret alan erkeklerin sayısı arttıkça ya da daha çok kadın iş dünyasına girdikçe, cinsiyetçi cinsiyet rolleri hiyerarşisinde iktidarı ve tahakkümü yerleştirmenin ve elde tutmanın tek yolunun şiddet kullanmak olduğu hissine kapılıyor. Kadınları mümkün olan her türlü araçla yönetme hakkına sahip olduklarını söyleyen cinsiyetçi düşünceyi unutmadıkları sürece, kadına yönelik erkek şiddeti norm olmaya devam edecektir.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Cinsiyetçi düşünce, erkek tahakkümünü ve onun bir sonucu olan şiddeti desteklemeye devam ediyor. Yığımlarca işsiz erkek ve işçi sınıfı erkeği, beyaz üstünlükçü ataerki içindeki işlerinde kendilerini güçlü hissetmiyorlar ve mutlak otorite sahibi olacakları, mutlak saygı görecekleri tek yerin ev olduğunu hissetme konusunda cesaretlendiriliyorlar. Erkekler, yönetici sınıfın erkek grupları tarafından toplumsallaştırılıyorlar. Böylece kamusal iş dünyasındaki tahakkümü kabul ediyor, evin özel dünyasının ve mahrem ilişkilerinin erkeklikle eşdeğer tuttukları iktidar duygusunu onaracağına inanıyorlar.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Ev içi şiddet terimi, çok uzun zamandan beri, ev içinde uygulanan şiddetin özel ve ev dışında uygulanan şiddetten daha az tehditkâr olduğunu, daha az korkunç olan mahrem bir bağlamda ortaya çıktığını öne süren "yumuşak" bir terim olarak kullanıldı. Bu doğru değil, çünkü kadınlar ev içinde, dışarıda olduğundan daha çok dövülmekte ve öldürülmektedir.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Reklam