Kitap Knulp karakterimizin başına buyruk hazlarla dolu yaşamını ve bu hayata olan hem kendisinin hem de çevresinin bakış açısını anlatıyor. İçinde güzel çatışmalar barındırıyor. Başına buyruk hazlarla dolu yaşam gerçekten mutluluk mudur yoksa pişmanlık mı? Yalnızlık, özgürlük, haz, pişmanlık, sorgulayış, inanç gibi temaları ele alıyor. Bana göre verdiği mesaj tek bir doğru yaşamın olmadığı, insanın her zaman kendisinden olmayan şeyi istediğini ve ne olursa olsun pişman olmanın bir anlamı olmadığını başa gelen her şeyin bu şekilde olması gerektiği için olduğu yönünde. Karakterimiz hayatından zevk alan haz odaklı yaşayan biri olmasına rağmen görüyoruz ki aslında herkesin özendiği hayatı onu çokta mutlu eden bir hayat değil ama başka bir hayatı yaşasaydı da yine yaşadığı hayata özlem duyacaktı. Hazların sonuna gelmiş geriye sadece pişmanlıkları kalmış bu karakterin en sonunda Tanrı ile olan hesaplaşmasını, Tanrı'nın her yarattığını olduğu gibi kabul edişini yargılamayışını ve karakterimizin huzura erişini görüyoruz. İçinde güzel sorgulamalar barındıran ve okunmasını tavsiye ettiğim çok hoş bir kitap.
KnulpHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20222,671 okunma
Marcus Aurelius Kendime Düşünceler tarzında bir kitap okumak istemiştim o yüzden bu kitaptan beklediğimi bulamadım ve yarım bıraktım. Belki bir gün devam ederim.
KonuşmalarKonfüçyüs · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,904 okunma
Çok fazla Türk Edebiyatı okuyan biri değilim ama iyi ki Mehmet Rauf ile tanışmışım okuması kolay ve keyifli bir yazar. Sonu biraz aceleyle yazılmış gibi hissettirse de yine de baştan sona etkileyici bir eser. Karakterlerin bu kadar içine girmemiz onların çelişkilerini görmek çok güzel çünkü gündelik hayatta bu çelişkilerle yaşıyoruz. Baştan sona merak uyandıran "Acaba şimdi ne olacak?" dedirten ve bolca altını çizdiren ve düşündüren bir kitap olmasından dolayı da çok sevdim. Karakterler hakkında bolca konuşabileceğim birisi olsun isterdim böylece Süreyya karakterine ne kadar gıcık olduğumu anlatabilirdim :)
*SPOILER*
Mutsuzluğa hapsolmuş bir aşk... Bazen hayatta neyi seçersek seçelim, sonuç her türlü bizi üzecektir ve insanın bunu bildiği halde seçim yapması daha da zorlaşır. Suat ve Necip, aşklarının peşinden gitseydi, herkesi karşılarına alsalar bile yine mutsuz olacaklardı. Çünkü bu aşkı masum bir şekilde yaşarken bile içlerinde kendilerine, hatta bazen aşık oldukları kişiye karşı nefret duyuyorlardı. Cesur bir adım atarak aşklarını yaşamaya çalıştıklarında ise birbirlerini daha fazla suçlayacak ve mutsuzluklarına hapsolacaklardı. Başkalarını üzdükleri için mutsuz olacaklardı; kendilerine yakışmayan, başkası yapsa yargılayacakları bir şeyi yaptıkları için mutsuz olacaklardı. Mutsuzluktan başka seçeneğin olmadığı bir hayata sıkışıp kalmışlardı...
Eğer terk etmeyip bu aşkı masum bir şekilde yaşamaya çalışsalardı, bu sefer de birbirlerine duydukları aşkı yoğun şekilde ifade edemedikleri için mutsuz olacak ve yine birbirlerine kızacaklardı. Ne yaparlarsa yapsınlar, huzurun mümkün olmadığı, istedikleri gibi bir aşkı yaşamanın mümkün olmadığı bir aşka esir oldular ve özgürlükleri ölümleriyle geldi.
Peki, bu aşk gerçekten "aşk" mıydı? Dostoyevski Yeraltından Notlar
100 sayfa okudum devam edip etmeyeceğimi bilmiyorum ama alıntılar dışında beğendiğimi söyleyemem. Ben daha iyisini yazardım dedirten bir kitap. Tek güzel yanı dediğim gibi sadece alıntıların çok güzel olması bunun dışında okura başka hiçbir şey vermiyor inanılmaz basit yazılmış. Bunu okumak yerine direkt stoacıların kitaplarının okunmasını tavsiye ederim çünkü orada daha değerli bilgiler edinmek mümkün. Tabi ben bu kitabı yazarın dediği gibi her güne 1 sayfa şeklinde okumadım bundan dolayı da beğenmemiş olabilirim o şekilde okunursa belki bir tık daha zevk veren bir kitap olur. Ve okuma alışkanlığı çok olmayan insanlarında yine kolaylıkla okuyup sevebileceği türde bir kitap.
Yalnız değiliz. Hissettiklerimizi hatta hissedemediklerimizi bile hissedenler oldu. Her toplum benzer sıkıntılardan geçti. Herkes farklı bir yerde ya da zaman diliminde yaşamanın daha iyi olabileceğini geçirdi aklından ama herkes için çözüm aynıydı. Sadece şimdiki anda yaşamak.
Kitap, insanların yeni bir atom bombası atılma korkusundan dolayı hayatlarını çok belirsiz ve işe yaramaz görmelerini ve buna yönelik tavsiyeleri anlatıyor diyebilirim. Yazıldığı dönemi anlamak için güzel bir kitap ama elbette yazılanlar sadece o dönemi içermiyor. Hayatın her döneminde nerede yaşarsak yaşayalım belirsizlik bizde birtakım nevrotik sorunlara neden olabiliyor ve işte bu kitap önce bu sorunları ve nedenlerini açıklıyor daha sonra son kısmında ise buna yönelik neler yapılabileceğini. Özellikle edebiyattan birçok eser ve alıntıya yer verilmesi çok güzel çünkü okurken birçok şey hakkında öğrenebiliyor ve bakış açınızı geliştirebiliyorsunuz hatta yeni isim veya eserler keşfetmekte mümkün. Son kısmı okuyana kadar sadece tespit yaptığını bir çözüm vermediğini düşünmüştüm ama çözümü son kısma saklamış tabi ne kadar tatmin edici bilemiyorum ama yine de okurken keyif aldım. Altını çizdiğim birçok yer oldu. Gönül rahatlığıyla bu kitaptan bir şeyler öğrendiğimi ve okuyanın bir şey kaybetmeyeceğini söyleyebilirim. Ya bir şeyler öğrenirsiniz ya da bildiklerinizi edebiyatla örneklendirilmiş bir şekilde okuyarak farklı bir bakış açısı deneyimlemiş olursunuz. Son olarak boşluk ve yetersizlik duygusunun kişide ama en önemlisi toplumlarda ne gibi sorunlara yol açabileceğini anlamak içinde iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum.