Ayşenur

Ayşenur
@lilithshere
"İnsan yüreğini iki şey hayret içinde bırakır: kalpteki ahlak mahkemesi ve yıldızlı bir gökyüzü."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Soru "Gelenekler benden ne yapmamı istiyor?" olursa birey geleneklerin otoriter tarafına yüzünü çevirmiş demektir. "Gelenekler bana benim zamanımda insan hayatı ve sorunlarım hakkında ne öğretebilir?" ise, geleneklerde birikmiş olan bilgelik bireyin hayatını zenginleştirecek ve ona yol gösterecektir.
Tarih bizim toplumsal bedenimizdir: biz o bedende yaşar, hareket eder ve var olduğumuzu anlarız. Kendimizi bu bedenden koparmak "Benim vücudum işe yaramaz bir saçmalıktır." demekle aynı yere çıkar. Karakterine yerleşmiş özelliklerin kökünü geçmişinde arayamayan ya da arayıp da bulamayan insan günümüz insanının yakındığı bir yere ait olamama' sendromuna katlanmak zorunda kalır. İster bir "aydın", ister karmaşık bir çağda yolunu arayan sıradan insanlar olalım, sorgulamamız gereken konu şudur: "Arada özgürlüğümüzden ve sorumluluk bilincimizden ödün vermeden, mirasını devraldığımız geleneklerle kendi benliğimiz arasında nasıl bir bağ oluşturabiliriz? İlk prensibimiz açıktır: Benlik bilincimize ne oranda ulaşmışsak o oranda atalarımızın mirasını sahiplenebiliriz. Geleneklerin gücüne yenik düşenler, bireysel kimliklerini oturtmakta zayıf kalmış olanlardır. Bunlar geleneklere karşı ayakta kalamaz, dolayısıyla ya köle olur, ya kendilerini geri çeker ya da isyan ederler.
"Tanrıyı seven birey "Tanrı" dan karşılık olarak onu sevmesini beklememelidir."
Olgunlaşma ve yalnızlık hissinden kurtulma, başta yalnız olduğunu kabul etmekle başlar.