Kimilerine göre yepyeni bir çağa, "New Age"e girmek üzereyiz. Ancak yeni olan her şey iyi demek değildir; eski olan her şeyi de sırf eski diye atmak gerekmez. Bu felsefe kursunun bir amacı da bu. Artık senin de kendini buradan öteye götürmene yarayacak bir tarih temelin var.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
- İnsanlar bazen hiç tepki duymadan neler neler yaşarlar gerçekten...
- Bazen insanın bir şeyden kaçmak istemeyi düşünmesi de yeterince doğru olabilir -nereye gideceğini tam bilemese de...
- İnsan evi yanarken, başka bir ev bulup bulamayacağını düşünmeden evden kaçmaya çalışır.
...
-Sonra?
-Kadın bu sorumluluğu tekrar eline geçirmeliydi. Kendine tekrar sahip olmalı, kendi kimliğini yalnızca erkeğinkine bağımlı olarak var etmemeliydi. Çünkü yalnızca erkek değildi kadını ezen. Kadın kendi hayatından sorumlu olmaktan vazgeçerek kendi kendini de ediyordu.
-Simone de Beauvoir'ın en önemli kitabı olan "Öteki Cins" 1949'da yayınlandı.
-Kimdi bu "öteki cins" ?
-Kadındı. Kadın bizim kültürümüzde "öteki cins" yapılandı. Özne olarak görülen yalnızca erkekti. Kadınsa erkeğin nesnesi haline getirilmişti. Bu şekilde kendi hayatının sorumluluğu da elinden alınmıştı.