Faust ölürken tüm yaşamı gözlerinin önünden geçer ve bir zafer edasıyla şunları söyler:
Dur güzel an, kal biraz!
Bin yıl silemez
yaşantımda bıraktığım izleri.
Önceden görüyorum her şeyi büyük bir saadetle
ve tadına varıyorum şimdi bu büyük anın.
..bugün hiçbir yeni canlı türünün, evet hatta bir bakteri ya da bir virüsün bile, ortaya çıkamayacağını aynı kesinlikle söyleyebiliyoruz. Dünyadaki tüm hayat tamı tamına aynı yaşta olmak zorunda. Bir fille bir bakterinin soy ağacı tamı tamına aynı uzunlukta olmak zorunda. Bir fil ya da bir insan gerçekte bir tek hücreli yaratıklar toplamıdır. Çünkü vücudumuzdaki her bir hücre vücudumuzun diğer hücreleriyle tamamen aynı kalıtımsal maddeleri içerir. Yani kim olduğumuz, vücudumuzun her bir küçük hücresinde tanımlanmış durumdadır.
-Diyebiliriz ki yaşam, yalnızca kazanan kuponların gözle görünür olduğu bir totodur.
-Ne demek bu?
-Yaşam kavgasında yenik düşenler yok olup giderler. Yeryüzünde milyonlarca yıldır pek çok bitki ve hayvan türleri arasında "kazanan kuponlar" ilan edilmektedir. "Kaybeden kuponlar" ise yalnızca tek bir kez ortaya çıkarlar. Yani şuan yeryüzünde varolan tüm bitki ve hayvanlar "kazanan kuponlar"dır.
-Çünkü hep en iyi olan hayatta kalır.
..insanlar zararlı hayvanlarla mücadelede zehirli maddeler kullanırlar. Başlangıçta bu istenen sonucu verebilir. Ama bir tarla ya da bir meyve bahçesini böcek ilacıyla ilaçlamak küçük bir çevre faciasına yol açmak demektir aslında. Sürekli mutasyonlar sonucunda ilaca dayanma gücü fazla ya da bağışıklığı artmış böcekler oluşmaya başlar. Hayatın bu "galipleri" giderek daha fazla üreme olanağı bulurlar ve böylece aslında ortadan kaldırılmaya çalışılan bu böcekleri yok etmek gitgide daha çok güçleşir. Çünkü yalnızca en güçlü olanları hayatta kalabilmektedir.