Yalnızlığın geçmişinde yatan bir efsane vardır. Başlangıçta tüm dünyada insanlar bir aile ya da kabilenin sıcak ilişkileri içinde yaşayıp gidiyordu. O zamanlar kendilerini ayrı birer birey olarak görmek insanların aklına bile gelmiyordu. Derken aniden, hem de oldukça yakın bir tarihte bu birliktelik çöküverdi. Bugün bir yalnızlık salgını dünyayı kasıp kavuruyor ve para maalesef bu sorunu çözemiyor.
- Siz hiç arabanızla bir kediye çarptınız mı ?
- Hayır, inşallah da olmaz çünkü çok üzülürüm.
- Ben işte o kediye benziyorum.. araba çarptıktan sonra yolda çaresizce debelenen zavallı bir kediye...
Kişi doğduğu günden beri o kadar çok haksızlığa uğramıştır ki, buna isyan etmeyi bile bilmez ve kölelik ruhu giderek tüm içini kaplar. Böyle insanlar kendine saygı duymayı, kendini önemsemeyi hiç öğrenemeyenler arasından çıkar ve hep otoriteye boyun eğerler. İşte bu yüzden ezilen halklar hitler gibi insanları destekler, adı demokrasi olan ama demokrasinin hiç uygulanmadığı ülkelerde de ısrarla onlara oy verirler.