Osmanlı'yı atası olarak görenler neden çalışmak, öğrenmek çağı yakalamak hatta daha da ileriye geçmek için çaba harcamak yerine geçmişi ile övünmeyi yeterli görüyor.
Günümüzden neredeyse 6 asır önce bir devlet başkanının nasıl yetiştiğini anlamak Osmanlı'yı anlamaktır diye düşünüyorum.
Şehzade Mehmed anadili Türkçe'nin yanında Yunanca, Arapça, Latince, Farsça ve ibraniceyi kusursuz şekilde konuşabilecek bir duruma gelmişti. Böylelikle ileride idare edeceği memleketlerden kim gelirse gelsin, ona kendi diliyle hitap etmek yeteneğini kazandı.
Fatih, şehzadeliği ve padişahlığı sırasında, Molla Hüsrev'den fıkıh, Molla Gürani, Molla Yegan ve Hızır Çelebi'den tefsir, Ali Kuşçu'dan matematik, Hocazade ve Ali Tûsi'den kelamda öğrendi. Ayrıca Anconal Giriaco'dan batı tarihini öğrendi.
Tarih geçmişten ders çıkararak geleceği inşa etmek olduğuna göre yanlış öğrenilen ve öğretilen bir tarihten gelecek inşası yapmak çok zordur. O halde tarih sadece geçmişimizi değil geleceğimizi de ilgilendirmektedir.