birçok hintlinin avrupalı olarak değerlendirdiği beyaz bir adam çamura öylesine ve rahatlıkla bulaşmıştı ki sokaktakiler bundan etkileniyordu. gurur ve utanç karışımı bir duygu yaşayarak benim varlığımla işledikleri suçları haklı çıkarıyorlardı. yaptıkları iş çok kötü olsa bir gora onlara katılmazdı. benim düşüşüm, bir şekilde onları kaldırıyordu. çünkü eğitimli bir yabancı, Linbaba da suçla yaşıyor ve onlar gibi sokaklarda çalışıyordu.
Ah be Linbaba, nasıl bir adamsın sen :’)
"Seni ilk gördüğüm andan beri seviyorum. Sanırım seni dünyada sevgi diye bir şey ortaya çıktığından bu yana seviyorum. Sesini seviyorum. Yüzünü, ellerini, yaptığın her şeyi, onları yapış şeklini seviyorum. Bana dokunman sihir gibi. Aklını kullanma şeklini, söylediklerini seviyorum. Söylediklerimin hepsi doğru olsa da, bunu ne sana ne de kendime tam olarak açıklayabiliyorum. Sadece seni seviyorum. Seni bütün kalbimle seviyorum. Sen, Tanrı’nın yaptığını yaptın. Bana yaşamak için bir sebep verdin. Dünyayı sevmek için bir neden verdin."
Sayfa 467·Kitabı okudu
Reklam
“Aramızda bir bağ yok ama dediğim gibi, o çok iyi bir öğretmen.” Kadir tıpkı gecekondu ahalisinin dediği gibi “Linbaba,” dedi. “Seni seviyorum.” O anda yüzüm hissettiğim duygudan ötürü kıpkırmızı oldu. Sanki bu üç kelimeyi öz babam bana söylemiş gibi hissetmiştim. Öz babam bunu hiç yapmamıştı.
Kadir tıpkı gecekondu ahalisinin dediği gibi “Linbaba,” dedi. “Seni seviyorum.” O anda yüzüm hissettiğim duygudan ötürü kıpkırmızı oldu. Sanki bu üç kelimeyi öz babam bana söylemiş gibi hissetmiştim. Öz babam bunu hiç yapmamıştı. Bu basit kelimelerin gücü, Kadir’in üzerimdeki gücü, onun hayatımdaki baba boşluğunu nasıl doldurduğunu farketmemi sağladı.
Gecekondudaki çantamın içindeki pasaportuma göre Yeni Zelandalıydım. Cebimdeki karta göre ise Gilbert Parker adında bir Amerikalıydım. Sunder köyündeki insanlar bana Shantaram adını vermişti. Gecekonduda ise beni Linbaba olarak tanırlardı. Ülkemdeki pek çok kişi beni aranan adamlar listesinden tanıyordu. Bunları düşünürken idimden de Peki orası benim vatanım mı? Benim bir vatanım var mı, diye sormadan edemedim.