"bu insanlar, hafif ve keyifli, sarışın başlarını sallıyor, hayatın içinde bir balo salonunda gibi salınıyorlardı. bu gözlerin hiçbirinde kaygı yoktu, omuzların hiçbirinde yük. bu şen gönüllerde belki tek üzüntü, belki tek gizli kahır yoktu. ve ben genç ve çiçeği burnunda bu insanlarla yanyana yürüyordum. mutluluk denen şeyi çoktan unutmuştum. içimde bu düşünceyi okşayıp nazlıyor, korkunç bir haksızlığa uğradığım sonucuna varıyordum. şu son ayların bu acayip zulmü neydi bana karşı? zihnimi toparlayamıyordum artık. her zaman, her yerde en tuhaf azapları ben çekiyordum."