e

e
@liofumm
"herkes kendi seçtiği yolda layık olduğuyla buluşmuyor muydu zaten? seçe seçe varmıyor muyduk kendimize? birlikte olmayı seçtiğimiz insan kendi yolculuğumuzun pusulası haline geliyordu zamanla ve doğru insanla çıkılan yol ne kadar zorlu olursa olsun bizi adrese ulaştırırken yanlış insanla daima kayboluyorduk kendimize varamadan."
Reklam
"uç oğlum! demişti babası, kimseyi bekleme, sen uç. aynı cinsten olmayan kuşlar nasılsa birlikte uçamayacak. sen kime layıksan o gelecek, yanında seninle seyir alacak. herkes kendisi gibi olanı bulacak. isterlerse aynı mahalleden olmasınlar, hatta aynı şehirden. ruhları aynı kaynaktan gelenler bu zamanda birbirlerini mutlaka bulacaklar, yeter ki sen yola çık, o yolda ilerlemek, yani yolculuğun kendisi getirecek sana senin olanı, sen yeter ki uç."
"aşkın fırsatlarının değeri bilinmediğinde, kalpte öyle bir delik açılırdı ki o fırsatı değerlendirememiş olmanın ıstırabı hayata yayılır, geri kalan her şey anlamsızlaşırdı. anlamsızlık içinde geçen bir hayata dönüşürdü, aşkı kaçırmış ya da feda etmişler için yaşam. çünkü insanın canı her zaman yarasındaydı. ve aşk eğer yaraya dönüşmüşse en büyük yaraydı."
"annemize annelik yapmak için doğduğumuzu kabullendiğimizde ancak gelebiliyordu huzur. yoksa her an, bir anlama ve anlayış savaşıydı."
"koşullar ne olursa olsun, tapınıldığında sanki şeytana dönüşüyordu insan, insanlığını unutuyordu ve insanlığını unutmuş bir insandan daha tehlikeli bir şey yoktu."
Reklam