" 'insan yaşadığı yere benzer,' demişti bir şair. hukukumuz da yaşadığımız yerler gibiydi, eskimiş, işlevini yitirmiş, çürümeye terk edilmiş, yıkılmak üzere... böyle bir toplumda adalet gerçekleşebilir miydi?"
"evet, bazen insandan çok hikayesi etkiler sizi, bazen de bizzat o insanın kendisi. kişiyi yaşadıklarından nasıl ayırabiliriz diye düşünülebilir, ama ayrıdır. yaşam bizim dışımızdadır, biz olmasak da akar kendi başına. bazıları kader diyor bunun adına. kader, kim bulmuşsa bu açıklamayı, iyi bir iş yapmış. hakikat olup olmamasının bir anlamı yok, kader bizi rahatlatır, felaketlere göğüs germemizi sağlar, çıldırmaktan alıkoyar. öyle ya, ilahi bir güç tarafından yazılmış kutsal bir senaryoya kim karşı çıkabilir ki? hem karşı çıksa ne olacak kaderin değiştirebildiğimiz kısmı çok azdır, çoğunlukla o azgın nehrin ortasında ayakta kalmaya çalışırız."