“hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli, ne de ondan bir şey eksiltmeli... bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; ‘bu neden böyle? böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı!’ deriz. bazı şeyler de mevcut değildir. içimizden, bunların olmasını ister, hatta bu uğurda çalışırız. ikisi de saçma ve faydasızdır. insan dediğin mahluk hiçbir şey şeyi değiştiremez. bunun için, gönlünün rahat olmasını istersen, gördüğün fenalıkların bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan iyilikleri oraya getirmek sevdasına kapılma...”
“şimdi ilk defa bir şey istiyor, hem de korkunç bir şiddetle istiyordu. fakat niçin bu istek bir imkansızlıkla beraber gelmişti? niçin hayatının bu en büyük arzusunu, şimdiye kadar belki yine içinde, fakat en gizli yerlerde saklı duran bu arzuyu, hapsedildiği yeri parçalayarak ortaya çıkar çıkmaz, öldürmeye mecbur kalıyordu?.. niçin? kimin için?..”