Kendi yaşantımı düşündüm;bulunduğum çevreleri, işyerlerini, tanıdığım insanları...Boş verebilseydim,hiçbir şeye aldırmasaydım üzülecek yerde gülseydim... Ama yapamadım, anlamamıştım yaşamın maskeli bir balo olduğunu. İnsanların her gün her an değişik maskeler taktıklarını... Ben de kendime çeşitli maskeler hazırlamalıymışım! Boy boy, renk renk... Yerine göre kullanmalıymışım, duruma göre... Güleç, kızgın, asık suratlı,üzgün, perişan, mutlu... Hepsinin yeri geldi ama yapamadım. Hep kendi yüzümü taşırım "binbir surat" denilen insanlar arasında maskesiz biri yaşayabilir miydi? Dayanabilir miydi?
" İlber Ortaylı Ben Osmanlı İmparatorluğu'nun çocuğuyum ve benim için Osmanlılık her şeyden daha temeldir.
Yani onu inkar etmem mümkün değildir. Biz onun sayesinde varız. Onun sayesinde kültürel kişiliğimiz oluşuyor. Onu anlamayanın kültürel kişiliği kopuktur. İstediği kadar Fransızca bilsin, İngilizce bilsin. Onu anlamayanın İskenderiye hamalı kadar değeri yoktur."