M.

hayatta döngüsel olmayan dalgalar gibi yol almayan bir toz zerresi yoktur. her şey döner kıvrılır, azalır, çoğalır, sonra tekrar döner tekrar kıvrılır tekrar azalır, tekrar çoğalır. sonra tekrar. buna bulutlar cururu kurbağaları, prensler, şeker portakalları, yıldızlar ve duygular dahildir. diyeceğim o ki inancını kaybedersin. ayağın kayar, su yutarsın, uykunun en tatlı yerinde üstün açılır, ayazı yersin. sonra dalgalar durulur gecenin en güzel düşü gelip omzuna dokunur. kurbağa prense dönüşür dünya döner durur. kıvırılır, azalır, çoğalırsın. sonra tekrar. bu evrende bu koca bilinmezlikte. bu solucan deliklerinde her şey her an değişir. buna bulutlar, cururu kurbağaları, prensler, şeker portakalları, yıldızlar ve duygular dahildir.
Sayfa 120·Kitabı okudu
Reklam
yolun sonudaki olasılıkları düşünmek yerine yolda olmayı hatırlayabildiğin ve yolda kalabildiğin sürece canlı hissedeceksin. çünkü en başarısız hikayen de yazdığın en boktan cümle de düştüğün en aptal durum da gerçekleşmemiş belki hiç gerçek olmayacak o büyük potansiyelden daha güzel. zihinden hayata inmeyi unutan sen sevgili parçam, atla ve yaşamaya başla. çünkü bu yıl yağmur yağabilir. fırtınaya yakalandığın için küfreder ya da heyecanla gökkuşağını beklersin. bu yıl güneşli de geçebilir. tenine değen sıcaklığa teşekkür eder ya da gözünü alan ışığa sinirlenirsin. hepsi ya da hiçbiri aynı dakikada veya beklenmedik o anda gerçekleşebilir. ihtimal dahilinde. atla ve yaşamaya başla.
Sayfa 78·Kitabı okudu
birisi olmak neden bu kadar önemli? bir şey olmak adımın arkasına önüne gelen unvanlar gün boyu giyinip uykudan önce çamaşır ipine dizdiğim kimlikler.. lekelendiyse ufacık bile toz konduysa üzerine karı sabunla ellerim kanayana kadar yıkadığım kimlikler... rüyalarıma giren gecelerimi bölen lekeler. sabah kadar havalandırsam geçer mi? değerlenir mi yıllar boyu ipte bekletsem. senin karşında kim var biliyor musun. biliyorum. her akşam yıkanıp ipe asılan etiketler var, onlarla konuşuyorum. kendimi onlarla tanımlıyorum seni anlamak için yüzüne gözüne onlardan yapıştırıyorum. sen yapmıyor musun aynısını. üzerlerine konan toz zerresi kadar değersiz saçma sapan kış günü içilen kahve kadar ruhsuz. yıkanmaktan paklanmaktan canlılığının yitirmiş kimlikler. hiç kimse olmak boktan bir şey mi? cansız insan parçalarını her gece ipe dizip güneş doğunca apar topar giyinmekten daha mı noktan ? varoluşun anlamsız gerçeğiyle yüzleşemiyor olmaktan daha mı boktan? merhaba ben hiç kimse. üzerindeki o çok önemli birinin kolları kırışık kalmış soyunalım mı?
Sayfa 74·Kitabı okudu
belki sorun aramanın kendisidir. koşmanın koşacak yer bulmaya çalışmanın kendisidir. belki bize yolun tadını çıkarmayı çıkaramadığımız anlarda kendimize vurmamayı öğretmek için bir hayat verilmiştir. belki hiç acelemiz yoktur. bu mavi dünyaya bu kırılgan bedenlerde köklenmek için yeterince vaktimiz vardır. belki bildiğimizi sandığımız tüm doğrular bilmediklerimizden o kadarda farklı değildir. doğru ya da yanlış yoktur. yokluk bile varlığın içindedir. kim bilir. her şeyi yanlış anlamışızdır. çoğu zaman duymamız gerekenleri pas geçmişizdir. belki kendimiz olmayı fazla abartmışızdır. kendimizi bulmanın peşinde beyhude yol almışızdır. belki ben aranıp bulunacak bir şey değildir. ve belki de toplumdan herkesten düşündüğümüz kadar ayrı değildir.
Sayfa 45·Kitabı okudu
insan kalabalıkta kendine yer açmayı küçükken mi öğreniyor yoksa bu sadece bazılarına bahşedilen kıymetli bir yetenek mi?
Sayfa 41·Kitabı okudu
Reklam