Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
nasıl anlatmalı şu iğrenç şom ağızlıya
sadece şom ağızlılık etmek için gelmediğimizi buraya,
dokunmak için geldiğimizi, yaşayanlara özgü dilimizle,
şaşılası dudaklara, duru, soğuk derelere?
büyük bir mucizedir yaşamak
nasıl tartışmalı bunu hiç yaşamayacak olanlarla?
belki tartışabilir insan, ama haydi canım sen de!
belki de duygusalız, kendi hayrımıza değil hiç bu;
ruhlar da sökülecektir bademcikler gibi.
şu tatlı sesli flütçü, şu kıymetli ozanın senin,
ölecek mi acaba, barajın dibinde ölen bir alabalık gibi?
eski bir ocak gibi midir aşk?
elveda mı hepsine...
öyleyse neden, hıncahınç doldururken Luzhniki spor salonunu,
açlıkla sarılıyoruz şiire, sanki iskorbüte iyi gelirmiş gibi,
tomurcuklar gibi utanarak açılıyor ruhlarımız?...
robotlar, robotlar, robotlar
kesiyor sözlerimi.
biliyorum, insanlar atom ve parçacıklarından oluşmuştur, tıpkı parlayan toz taneciklerinden oluşan gökkuşağı ya da harflerden oluşan cümleler gibi. salt düzeni değiştirmeniz yeter, anlamınız da değişir.