İnsanların uğruna savaştıkları çok şey var gibiydi. Eğer Hıristiyanlar, Hindular ya da Yahudiler, birçoklarının söylediği gibi, hâlâ bizim düşmanımızsa, biz Müslümanlar neden birbirimizle savaşıyoruz? İnsanlarımız yanlış yönlendiriliyor. En büyük meselelerinin İslam’ı savunmak olduğunu sanıyorlar ve Kuran’ı yanlış yorumlayan Taliban gibileri tarafından yanlış yola saptırılıyorlar. Oysa daha pratik meseleler üzerinde yoğunlaşmamız gerekiyor. Ülkemizde cahil pek çok insan var. Pek çok kadın hiç eğitim görmemiş. Okulların bombalandığı bir yerde yaşıyoruz. Güvenilir bir elektrik kaynağımız yok. En az bir Pakistanlı öldürülmeden tek bir gün bile geçmiyor.
Sokaklarda örtünmeyen, başları tamamen açık kadınlar gördük. Ben de bazı toplantılarda başımı örtmemiştim, artık modern bir kız olduğumu düşünüyordum. Sadece başını örtmenin insanı modern yapmayacağını daha sonra anlayacaktım!
Münibe ve ben, köyü terk etmemizden önceki gün kavga ettiğimizden beri hiç konuşmamıştık. Parkta buluşmayı başardık. Ona Pepsi ve bisküvi götürmüştüm. “Hepsi senin suçun,” dedi bana. Ben de kabul ettim. Umurumda değildi, ben yalnızca arkadaş olmamızı istiyordum.