M.Kemal ATATÜRK
Atatürk'e düşmanlık edenlerin ortak özellikleri:
1-Türk düşmanı olmaları
2-Milliyetsiz olmaları
3-Din tüccarı olmaları
4-Araplaşmış olmaları
5-Omurgasız olmaları
6-Ahlaksız olmaları
7-Yunan hayranı olmaları
...
Liste uzar gider ama bu ülkede Atatürk düşmanı barınamaz!
(alıntı)

Sena Ç, Hıdır Kişisel Gelişiyor'u inceledi.
25 May 16:24 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Kitabın başından değil de sonundan başlamak istiyorum.Kitaptaki karakterimizin kızının (tam bir zehir:)) babacığı için hazırladığı etkilendiği kitaplar listesinde başı hedef türkiye -oktay Sinanoğlu çekiyor . (Kocaeli Kitap okuma grubu as bayraklari) listeyi beğendim paylaşmak istedim
Liste şu şekilde :
1- Hedef Türkiye - Oktay Sinanoğlu
2- Beyaz zambaklar ülkesinde -Grigoriy Ş. Petroy
3- Mucizeler adasına yolculuk
4- Barbaros Hayrettin Paşanın Gazavatnamesi
5- Simyacı
6-Haberci-halil Cibran
7-1984-
8-Cesur yeni dünya
9- Küçük prens
10-saatleri Ayarlama Enstitüsi
11- Alice harikalar ülkesinde
12-Hile yolu-
13-No logo-Naomi Klein**
14-Nihat genç #butun kitapları
15- 26.Kilometre cengiz alkış
16-Sunay akın #butun kitapları
17-Markaların kara kitabı -K.Werner/ H.weiss
18-Kardelen çiçeği
19-Tekelistan #yalcin küçük
20-Pupa yelken #sadun küçük
21-Nazik erik # bütün kitapları
22-Mektuplardan gelen ses # samimi ayverdi
23-Maarifetname # Erzurumlu ibrahim hakkı hazretleri
24-hamili kitap yakınımdir # hakan yaman
25- 3 semavi dinin kitapları
26- Jules verne #butun kitapları
27 -Robinson Crusoe
28- Kemalettin tugçu
29- Şebeke #yalcin küçük
30- Türkler #Baron de Tott
31- Şahbaba #murat bardakçi
32- Ursula K. Le Guin #butun kitaplari
33- yüzyıllik yalnızlık
34-semekant
35-bir ekonomik tetikcinin itirafları
36-sivil örümceğin ağında #Mustafa yıldırım
37-Banu Avar # bütün kitapları
38-Mavi sürgün #halikarnas Balıkçısı



Sevgili yazarımız Ahmet Şerif İzgören... Avucumuzdaki kelebek ile tanıdığım bu insanın söyleşini dinleme imkanı bulduğum bu seneki fuarda iyiki dedim. Iyiki ülkemiz için güzel bir seyler yapmaya çalışan insanlar var, iyiki onca olumsuzluga rağmen ümitli olanlar var.
her metrekaresine kadar insan dolmuş salonu enerjisiyle umuduyla neşesiyle şenlendiren insanin Söyleşisi kısaydı ama ne güzeldi^_^


Yıllar önce hunharca kişisel gelişim kitabı okuduğum vakitlerde bu yana baya geçti.Fuar vesilesiyle okumadigim bu kitabını aldım İzgören'in.





Bu kitap kapsamında kafamda çağrısan sorulara gelirsek; (evet hala kitabin içeriğinden bahsetmedim biliyorum ama çok da gerek yok)

1)Kişisel gelişim kitaplardan öğrenilebilir mi?
2)kişisel gelişim bencillige bireycilige sürükler mi?
3) O yapabilirse ben de yapabilirim mantığı doğru mu?


İlk soruyu eskiden sorsalar direk kitapp!! diye bağırırdim ama artık degil:) Zamanla düşüncelerim değişti.
Evinizde kahvenizi yudumlayıp bir iki sayfa çevirerek kişisel gelişmeyi bekleyemezsiniz.Gelişim hayatımızın bir süreci ama bunu sırf kitaplardan beklemek anlamsız.Kitaplar bize yol gösterici olabilir ya da ilham verebilir ama biz harekete geçmediğimiz hayata karismadigimiz sürece işe yarayacagini düşünmüyorum.Deneyim büyük eşittir bilgi benim gözümde :)

Şuan ciddi anlamda gelişmiş ve kendi potansiyelini farkına varmış insanlara baktığımızda küçük yaşta yapmadıkları iş kalmadığını görüyoruz çektikleri zorluklar mücadeleler.Iyi ya da kötü bir şeyler tecrübe etmişler.Bu yüzden kişisel gelişim kitaplarindansa,- onun yerine ne biliyim sağlam bir liderin biyografisi daha mı yararlı olurdu sanki- tecrübe etme kavramına yakınlasmamiz gerekiyor.


Buradan tüm kişisel gelişimcileri taşa tuttuğum düşünülmesin.Sadece orada öğreneceğimz şeyleri daha kaliteli ,etkili vasitalarla öğrenebiliriz bence. Okunacak çok kitap var malum :)


Kişisel gelişelim derken bireyciliğimizde kaybolma ihtimalimiz geliyor aklıma.Her şeyin fazlası zarar değil mi? Kaş yapalım derken göz çıkarma ihtimali...Kisisel de gelişelim ama sonra bunu toplumsal gelişmeye çevirmeye de çalışalım.Yapabilir miyiz bilmiyorum ama çalışabiliriz sanırım. Topluma bir faydası olmayan bireyin gelişimi sadece bireyin kendisine öz saygısı anlamında olumlu etki sağlar başka olumlu yan... Ben bulamadım.




""Onlar yapabiliyorsa ben de yaparım"" sözü yazar bahsedene kadar sorgulama gereği duymadığim bir söz oldu.Bir ortamda birileri bir konuda başarılı olduğunda ve biz de yapmak istedigimizde hep bu gazı verdik birbirimize .Verilen gaz güzeldi mücadeleye itti.Ama biz bu mücadelenin hiç hangi kulvarda olduğuna bakmadik.Bu yüzden ne kadar çabalasak da belki de o kişiler gibi olamadık.Sizin beyin yapiniz Sosyal bilimler alanına yatkın degilse ne kadar zorlarsaniz zorlayin başarınız bir seviyeye kadar olacaktır.Çalışmanın gücünü küçümsemiyorum.Sadece farkliyiz ve farklı alanlarda yeteneklere sahibiz diyorum.Herkes aynı alanda başarılı olamaz bu yüzden kendimize haksızlık etmeyelim.O yüzden "o yapabiliyorsa ben de yapabilirim " cümlesi her zaman için doğru bir düşünce tarzı değil diye düşünüyorum.


Eskiden okurken Wow harika mükkemmel! dediğim eserlerden biri olabilecek bu eser beni öyle etkilemedi ama çok rahata okuttu kendini.Başında dır dır eden bir kitap olmadı asla. Yazar sana okuduğunu hissettirmiyor aslında, dikkatini çekecek anlamlı hikayeler de serpiştirince araya ,aa bir de bakmışsin ki bitivermiş.Bu hissi özlemişim:)
konusu Hıdır isimli bir devlet memurunun şef olma hayallerini ve yaşadıklarını anlatıyor aralar da serpistiri akıcı bir oturuşta okunacak bir eser çıkmış ortaya.Akici ama dili fazla yalın bu zaman zaman rahatsız edebilir okuyucuyu.

Okuduysan teşekkür ederim

Farmakoloji bölümünde tanıştığım Nesrin Abla'nın önermesi ile okumaya başladım, sanırım clinical pharmacology for beginners için hangi kitabı önerirsin deselerdi ben de bu kitabı önerirdim. Kitapta Tıbbi Farmakoloji Polikliniği'ne başvuran birçok hasta hakkında yorum yapabileceğiniz kadar bilgi var, okurken bir yandan da notlar almanızı öneririm. Mesela gebeliğin kadın doğumculara göre ilk 2 haftasında herhangi bir radyadyona maruz kalan kadın hamile olduğunun farkına varmadan çocuk doğal yolla düşermiş. Ya da gebelikte çekilen 1 radyografi (xray, film), 52 gün boyunca dışarıda maruz kaldığımız radyasyon kadarcık etkiliyormuş. Buna mı masum demeli yoksa dışarıdaki radyasyondan mı korkmalı bilemedim. Kitabın son sayfalarındaki etkileşim ve gebelik kategorileri ise gayet kullanışlı ve işe yarar bir liste olmuş. Hocamızın eline sağlık.

Murat Ç, Cengiz Han'a Küsen Bulut'u inceledi.
 24 May 14:25 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Cengiz Aytmatov etkinliği vesilesi ile okuduğum bu güzel eser için, sevgili; Okuma Delisi ve Pınar Yiğitcan ‘a teşekkürlerimi iletiyorum.

Her inceleme yazdığımda kendime bir müzik listesi oluşturur o şekilde incelemelerimi yazarım. Bu sefer liste hazırlamıyorum. Discman’i (Cd Walkman)’i açıyorum ve gözüm kapalı seçtiğim cdlerden bir tane seçiyorum ve şansa elime Modern Talking geliyor. Cd’yi veriyorum fırına ve melodiler akmaya başlıyor.. Ah o nostalji rüzgarları… İşte şimdi sizlerleyim, hazırsanız incelemeye başlayalım?..!

İlk satırları okuduğum da aklıma ilk olarak 007 serisi geldi. KGB ajanları ve öttürülen gizli ajanların hikayesi ile hemen kurguyu kurdum kafamda. Romanı okurken, kitabın dışına çıkmak böyle bir şey. Sonra hemen kendime geldim ve kitabın asıl konusuna odaklandım. Sayfalar hızlıca akmaya başladı ve konunun nasıl Cengiz Han’a bağlanacağını merak ediyordum. Çok güzel bağlandı… Aytmatov okuyorsanız dünya harplerine, Sovyet Rusya’ya , Nazi Almanyası’na biraz hakim olmanızda fayda var. Çünkü fazlasıyla oralarda geçen konuları ele alıyor. Sevdiğim konular üzerinden ilerledikçe daha da keyif almaya başladım..
İzlediğimiz filmlerde her zaman çifte ajanlar, devletin içindeki hainler vs. temalı birçok film izlemişizdir. Bu filmlerin içinde devletinin bekası için çalışan ve bayrak uğruna can veren insanların nasıl kolay şekilde harcandıklarına da şahit oluruz. Biliriz ki, Devlet’in olduğu yerde, daha çok devletçilik oynayan, üne-unvana daha meraklı ve bunu kullanmayı amaçlayan kişiler her zaman olur. Hikaye bu tema üzerine kurulu bir gerçekçilik sunuyor.

Özellikle ikinci dünya savaşı ve sonrasında yükselen Sovyet Rusya, kendi içinde aşırı derece yüksek milliyetçilik duyguları barındırır. İnsanlar kardeşlerini ihbar eder, kardeşler birbirini öldürür, bir parmak seni işaret ediyorsa, istersen dünyanın en mülayim insanı ol, bu soğuk coğrafya da hainsindir ve özel bir işleme bile gerek olmadan hemen kenarda bir duvar varsa kurşuna dizilir, şanslıysan işkence görmeden kafana bir kurşun sıkılırdı. Ailenin geri kalanları işaretlenir ve takibe alınırdı. Bu takip için özel birimlere gerek olmamıştır. Komşu dedikleriniz sizi satacakların en başındadır çünkü… İşte Abutalip Kuttubayev’in hikayesi bu konuların en acılarını barındırıyor. Donmuş Sarı-Özek ovalarında dolaşırken, geriye gidiyoruz.. Cengiz Han’a…

Tanımayanlar veya bilgisi olmayanlar için kısa bilgi: Cengiz Han, Moğol İmparatorluğu'nun kurucusudur. Cengiz Han, 13. Yüzyılın başında Orta Asya'daki tüm göçebe bozkır kavimlerini birleştirerek bir ulus haline getirdi ve o ulusu Moğol siyasi kimliği çatısı altında toplamıştır. Detaylı Bilgi İçin Buyrunuz: https://www.youtube.com/watch?v=uWT5YRa-W8A

İşte hikayemiz birden 13. Yüzyıla gidiyor… Çünkü Abutalip Kuttubayev ‘in yazdığı bir kitap, sorgu yargıcı Tansıkbayev ‘in bu kitabı yazdıysa kesin içinde bir şey vardır demesine yol açacaktır.. Cengiz Han, tam da o sıralarda bir sefere hazırlanıyordur. Bu sefer Avrupa Fethi üzerinedir. Yüce Han’ın karşısında kimse duramıyordur. Han bir buyruk verir fetih başlamadan önce ve kesinlikle uyulmasını emreder. Davullar çalar ve yer gök inler… Bu emirlere uyulmazsa olacak tek şey, ibreti alem olsun diye ölümdür. Bu buyruk ve konu içeriğini anlatmıyorum. O sizinle kitap arasındaki bir konu. Yazarsam spoiler olacaktır. Han, sefere çıkmadan önce onu bir bilge ziyaret eder.. Söylediği şeyler kellesini alabilecekken, ödüllendirilir ve gönderilir. Bu kehanet Bir bulut ve sefer hakkındadır diyor ve konuyu kapatıyorum. İşte tam bu sırada bir spoilerdan daha kurtuluyorsunuz… Şimdi doğaçlama yapıp, kitabı mecazen parçalayalım. Biz hazırız ya siz?

Aytmatov’un diline hayran kaldığımı belirtmek isterim. Yalın bir anlatımla, sizi kitaba bağlıyor. Dil ve örneklemeler usta işi. Ben biraz Dostoyevski tadı aldım. Bu ve benzeri tatları alanlar yorumda paylaşırsa sevinirim. Soğuk savaş dönemi, hesaplaşma dönemidir. Neyin hesaplaşması? Karşı görüşlerin, devlet sistemini eleştirenlerin ve onu yok etmek isteyenlere karşı açılan bir savaş. Biliyorsunuz ki, dışarıda da korku salan bir ordu vardır. İçeride ki ajanlarımız ünlü KGB ajanlarıdır. Bunun üzerine 1950’ler de nelerin yaşandığını detaylı bilirseniz, kitabı okumanız ve sindirmeniz o derece kolaylaşacaktır. Kapalı bir ülkedir Sovyet Rusya.. Komünizm ile yönetilmektedir ve halk bu sisteme inandırılmış, karşı gelenlere bizzat cezalar kesilmiş.. Park cezasından bahsetmiyoruz, toplu halde duvar dibinde kurşuna dizilme cezasıdır. İftiraların atıldığı ve bu iftiralar gerçek olmasa dahi karşılık bulduğu dönemlerdir. Yan bakmak bile Stalin’e karşı gelmek gibi bir eyleme dönüşmüştür. Bilirsiniz işte.. Kraldan çok kralcı olmak, yaranmacı olmaktır. Bunun sonucu para ve mevkidir. Oradan konuyu Cengiz Han’a bağlayalım.. Kudretli hükümdarların olduğu dönemlerde çok farklı değildir. Her zaman kulağa birileri bir şeyler fısıldar. Bu hiçbir zaman diliminde değişmez. Romanda şunu görüyoruz ki bu dönemde yapılan kadın tarifi, bizim şuan hoşuma gitmeyecektir. Özellikle savaş seferi tarifi yapılırken, kadının ayak bağı olduğunu betimleyen yazılar silsilesi bölümü.. Çünkü erkeklerin hakimiyeti her dönemde hissedilmiştir. Unutmayın, ilk insanlar dahil olay şu şekildedir; Erkek avlar, kadın bakar. Bu kadar basit. Neyse ki modern Dünya’da sıkıntılar olmasına rağmen, Kadının yeri çok daha güzel… Bu dönem işlenirken biraz, hoşunuza gitmeyecektir, belirtmek isterim. 1950 ler de geçen hikayemize döndüğümüzde ise Kuttubayev’in fazla seçeneği yoktur. Eğer o zindanlara düşmüşseniz; melek olsanız dahi yalan beyanlar verip, olmayan şeyleri itiraf etmeniz gerekmektedir. Ne yaparsanız yapın, sonu belli olan bir durumdur. İşin acı tarafı gerçek hayatta yaşanmış olaylar olduğundan içiniz acı ve keder dolacaktır. Gerçekler'in yerini yalanların aldığına insanlardır.. Bu hücrelerde kimin, kimi satacağı belli değildir, çünkü; acıya katlanmak hiçte kolay değildir....

İncelemeyi toplamam gerekirse; Sovyet Rusya’nın o dönemleri fazla seçenek sunmuyor. İtaat edecek, devlet için ve en önemlisi Stalin için çalışacaksın. Onu baş tacı edecek, anandan, babandan, çocuğundan önce tutacaksın.. İyi bir Yoldaş olacaksın.. Yoksa vatan haini bir yoldaş olarak sonunu hazırlayacaksın….!!

Bu eser, Gün Olur Asra Bedel’in kahramanlarından Kuttubayev’i anlatır. Aslında bu roman, o dönem itibari ile asıl romandan çıkartılır ve ileri ki yıllarda yani tehlikenin geçtiği yıllarda ayrı olarak yayınlanır.

Etkinlik için tekrardan teşekkür eder, Aytmatov okumayanlara hızlıca okumalarını tavsiye ederim..

Herkese iyi okumalar….

Efsane Kitaplar
Herkes en sevdiğini yazsa da şöyle muazzam bir liste çıkarsak nasıl olur ?
Ben başlıyorum; Tehlikeli Oyunlar.

ibiaryu, bir alıntı ekledi.
23 May 15:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kimdir bu? Hayatımızın kadını / erkeği , yeni doğmuş bir bebek , uzun zamandır görmediğimiz dostumuz , çok geç keşfettiğimiz bir inanç , bir melodi , bir görüntü... Liste uzatılabilir. Ama bunun kısaca adı aşktır. Kişinin yorum gücüne ve beklentilerine göre değişir. Kimisi hayatınızı karartır. Kimisi hayatı hayat gibi yaşatır. Kimisi de aynı anda hem hayatınızı karartır hem de hayatı hayat gibi yaşatır...

Kebabman, AngutyusKebabman, Angutyus
birkitabimbirkahvem, Bir Çapkını Baştan Çıkarmanın Dokuz Yolu'yu inceledi.
23 May 13:59 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çok tatlı, eğlenceli, aşk ve tutku dolu bir kitapla tanıştıracağım sizi.
1800'lerin Londrasında genç bir leydi Calpurnia... O dönemin güzellik anlayışına göre biraz tombul ve güzel olmadığını düşünüyor. Katıldığı balolarda dans teklifi gelmemesi de bu düşüncesini doğruluyor. Bir gün canına tak ediyor ve süs bitkisi gibi yaşamayı bırakıp o dönemde bir leydinin yapmaması gereken şeyleri içeren 9 maddelik bir liste yapıyor kendine. Bunlar, başkası tarafından öğrenildiğinde sosyetede itibarını yerle bir edecek maddeler. İlk maddeyi gerçekleştirmek için gecenin bir yarısı, on senedir platonik aşık olduğu Ralston Markisi'nin kapısını çalıyor.
Adı çapkınlar defterinde ilk sırada yazılı olan Ralston Markisi Gabriel, çapkınlıkları ve metresleriyle ünlü. Bir tarafta el değmemiş, saf ve tek isteği sevilmek olan bir Leydi, bir tarafta ise çapkınlar çapkını, yakışıklı mı yakışıklı ancak aşık olmaktan korkan Gabriel!
O kadar eğlendim o kadar benimsedim ki kitabı inanamadım. Karakterleri olsun kurguyu olsun her bişeyi çok sevdim. Gabriel'e aşık olmuş olabilirim evet. Calpurnia ve Gabriel'in atışmaları favorim oldu! O kadar tatlılar ki! 1800'lerin Londrasında onlarla birlikte yaşadım sanki. Harikaydılar.
Yazarın 4 kitabı var kitaplığımda ancak henüz okuma fırsatı buldum ve iyi ki okumuşum diyorum. Zaten tarihi romanlara bayılıyorum bir de içine böyle eğlence girince daha bir hoşuma gitti. Yalnız küçük kardeşlerim için tavsiye etmiyorum çünkü adından da anlaşılacağı gibi +18 bölümler var. Uyarımı da yaptığıma göre yorumumu bitiriyorum.

Nurullah Koç, Gün Olur Asra Bedel'i inceledi.
23 May 01:45 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Cengiz Aytmatov'un liste başı olan bu eseri , kısacık bir güne koca bir yılı sığdırarak anlattığı harikulade bir kitaptır. Lise yillarimda okuduğum bu eserde orta asyadaki soydaşlarımin acılarını iliklerime kadar hissetmiş ve insalanlara yalnızca meta nazarı ile bakan Sovyetlere olan öfkem daha da katlanmişti.

Dünyayı biçimlendiren 100 hikaye (40'tan sonrası da eklendi)
BBC Kültür, farklı ülkelerden yazarlara başvurarak kuşaktan kuşağa aktarılan, kıtaları aşan ve toplumu değiştiren hikâyeleri seçmelerini istedi.

Nisan ayında yapılan ankette yazarlar, insanların düşüncelerini şekillendirdiği ve tarihi etkilediğini düşündükleri beş hikâye seçti. 35 ülkeden 108 yazar, akademisyen, gazeteci, eleştirmen ve çevirmenin sunduğu listenin ilk 100'e giren eserleri belirlendi. Bu liste, kimileri artık konuşulmayan 33 farklı dilden roman, şiir, masal ve oyun içeriyordu. İşte listedekiler:

1. Odysseia (Homeros, MÖ 8. yy)

2. Tom Amca'nın Kulübesi (Harriet Beecher Stowe, 1852)

3. Frankenstein (Mary Shelley, 1818)

4. 1984 (George Orwell, 1949)

5. Parçalanma (Chinua Achebe, 1958)

6. Binbir Gece Masalları (çeşitli yazarlar, 8-18. yy)

7. Don Kişot (Miguel de Cervantes, 1605-1615)

8. Hamlet (William Shakespeare, 1603)

9. Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel García Márquez, 1967)

10. İlyada (Homeros, MÖ 8. yüzyıl)

11. Sevilen (Toni Morrison, 1987)

12. İlahi Komedya (Dante Alighieri, 1308-1320)

13. Romeo ve Juliet (William Shakespeare, 1597)

14. Gılgamış Destanı (yazarı bilinmiyor, MÖ 22-10. yy)

15. Harry Potter (JK Rowling, 1997-2007)

16. Damızlık Kızın Öyküsü (Margaret Atwood, 1985)

17. Ulysses (James Joyce, 1922)

18. Hayvan Çiftliği (George Orwell, 1945)

19. Jane Eyre (Charlotte Brontë, 1847)

20. Madam Bovary (Gustave Flaubert, 1856)

21. Üç Krallığın Hikayesi (Luo Guanzhong, 1321-1323)

22. Batı'ya Yolculuk (Wu Cheng'en, 1592)

23. Suç ve Ceza (Fyodor Dostoyevksy, 1866)

24. Gurur ve Önyargı (Jane Austen, 1813)

25. Su Kenarı (Shi Nai'an, 1589)

26. Savaş ve Barış (Leo Tolstoy, 1865-1867)

27. Bülbülü Öldürmek (Harper Lee, 1960)

28. Geniş, Geniş Bir Deniz (Jean Rhys, 1966)

29. Ezop Masalları (Ezop, MÖ 620-560)

30. Candide (Voltaire, 1759)

31. Medea (Euripides, MÖ 431)

32. Mahabharata (Vyasa, MÖ 4. yy)

33. Kral Lear (William Shakespeare, 1608)

34. Genji'nin Hikayesi (Murasaki Shikibu, 1021 öncesi)

35. Genç Werther'in Acıları (Johann Wolfgang von Goethe, 1774)

36. Dava (Franz Kafka, 1925)

37. Kayıp Zamanın İzinde (Marcel Proust, 1913-1927)

38. Uğultulu Tepeler (Emily Brontë, 1847)

39. Görülmeyen Adam (Ralph Ellison, 1952)

40. Moby-Dick (Herman Melville, 1851)

Kaynak: http://www.bbc.com/turkce/vert-cul-44211996
Devamı...
41. Their Eyes Were Watching God (Zora Neale Hurston, 1937)
42. To the Lighthouse (Virginia Woolf, 1927)
43. The True Story of Ah Q (Lu Xun, 1921-1922)
44. Alice's Adventures in Wonderland (Lewis Carroll, 1865)
45. Anna Karenina (Leo Tolstoy, 1873-1877)
46. Heart of Darkness (Joseph Conrad, 1899)
47. Monkey Grip (Helen Garner, 1977)
48. Mrs Dalloway (Virginia Woolf, 1925)
49. Oedipus the King (Sophocles, 429 BC)
50. The Metamorphosis (Franz Kafka, 1915)
51. The Oresteia (Aeschylus, 5th Century BC)
52. Cinderella (unknown author and date)
53. Howl (Allen Ginsberg, 1956)
54. Les Misérables (Victor Hugo, 1862)
55. Middlemarch (George Eliot, 1871-1872)
56. Pedro Páramo (Juan Rulfo, 1955)
57. The Butterfly Lovers (folk story, various versions)
58. The Canterbury Tales (Geoffrey Chaucer, 1387)
59. The Panchatantra (attributed to Vishnu Sharma, circa 300 BC)
60. The Posthumous Memoirs of Bras Cubas (Joaquim Maria Machado de Assis, 1881)
61. The Prime of Miss Jean Brodie (Muriel Spark, 1961)
62. The Ragged-Trousered Philanthropists (Robert Tressell, 1914)
63. Song of Lawino (Okot p'Bitek, 1966)
64. The Golden Notebook (Doris Lessing, 1962)
65. Midnight's Children (Salman Rushdie, 1981)
66. Nervous Conditions (Tsitsi Dangarembga, 1988)
67. The Little Prince (Antoine de Saint-Exupéry, 1943)
68. The Master and Margarita (Mikhail Bulgakov, 1967)
69. The Ramayana (attributed to Valmiki, 11th Century BC)
70. Antigone (Sophocles, c 441 BC)
71. Dracula (Bram Stoker, 1897)
72. The Left Hand of Darkness (Ursula K Le Guin, 1969)
73. A Christmas Carol (Charles Dickens, 1843)
74. América (Raúl Otero Reiche, 1980)
75. Before the Law (Franz Kafka, 1915)
76. Children of Gebelawi (Naguib Mahfouz, 1967)
77. Il Canzoniere (Petrarch, 1374)
78. Kebra Nagast (various authors, 1322)
79. Little Women (Louisa May Alcott, 1868-1869)
80. Metamorphoses (Ovid, 8 AD)
81. Omeros (Derek Walcott, 1990)
82. One Day in the Life of Ivan Denisovich (Aleksandr Solzhenitsyn, 1962)
83. Orlando (Virginia Woolf, 1928)
84. Rainbow Serpent (Aboriginal Australian story cycle, date unknown)
85. Revolutionary Road (Richard Yates, 1961)
86. Robinson Crusoe (Daniel Defoe, 1719)
87. Song of Myself (Walt Whitman, 1855)
88. The Adventures of Huckleberry Finn (Mark Twain, 1884)
89. The Adventures of Tom Sawyer (Mark Twain, 1876)
90. The Aleph (Jorge Luis Borges, 1945)
91. The Eloquent Peasant (ancient Egyptian folk story, circa 2000 BC)
92. The Emperor's New Clothes (Hans Christian Andersen, 1837)
93. The Jungle (Upton Sinclair, 1906)
94. The Khamriyyat (Abu Nuwas, late 8th-early 9th Century)
95. The Radetzky March (Joseph Roth, 1932)
96. The Raven (Edgar Allan Poe, 1845)
97. The Satanic Verses (Salman Rushdie, 1988)
98. The Secret History (Donna Tartt, 1992)
99. The Snowy Day (Ezra Jack Keats, 1962)
100. Toba Tek Singh (Saadat Hasan Manto, 1955)
Orjinal dilindeki kaynak: http://www.bbc.com/...hat-shaped-the-world