• "Benim ne eksiğim var?"dedikten sonra kafada oluşan o liste.
  • Ebru Ince - Rus Edebiyatı ondan sorulur.
    Tuco Herrera - Aziz Nesin ondan sorulur + İŞSİZLİK ve işsiz incelemeler için bakınız
    Semih - Bakınız güzel incelemeler için..
    Murat Ç - Mustafa Kemal mi? Bakınız incelemeler..
    Yeşim Gökdoğan ->
    Berke Can ->
    Dilara ->
    Roland Deschain - Stephen King'i önce onlara sonra Hakan'a sorun.
    Hakan Arık - Jasper Kent, Stephen King ve mangalar ondan sorulur.
    "Kübra A.
    Homeless
    Necip G.
    Hercaiokumalar /Ayşe
    Anıl
    Ayşe*
    İnci Küpeli Kız
    mithrandir21 | Uğur" - - Dolu dolu ve faydalı incelemeler için bakınız her birine.
    Beyza - Hermann Hesse denince akla ilk onun adı gelir :D
    Metin T. - Sitenin en güzel ve faydalı yorum yapanı kendisi zannımca.
    En tatlı okur dostlarım (alakasız bir başlık gibi oldu ama yazmadan edemedim onları)
    Nausicaä
    Hatciş
    ... (devam ediyor bu kısım da kendinizi biliyorsunuz siz eminim. O yüzden yazmadım diye kızmayın zira bende gizlisiniz :))
    Bu liste uzar gider şimdilik aklıma gelen güzel okurlar, düzenlenecektir. Sitenin takip edilesi olduğunu düşündüğüm okurları. Etmiyorsanız hâlâ edin bence onları, çok şey katacaklardır size kitaplarla birlikte her biri inanın :) Yukarıdaki isimlere şunu söylemek istiyorum: Sizden habersiz sizi ifşa ettiğim için üzgün olduğumu bilmenizi istiyorum. Ama pişman da değilim, iyi ki yaptım :)) Burda dursun lazım olur belki bir gün, birilerine.

    Yorum yapan okur arkadaşlarımın katkılarıyla:
    Barış VII - Hayvan hakları ondan sorulur
    Mete Özgür - Burda Ahmet Erhan'la anılır kendisi :)
    DUA - Bakınız incelemeleri.
    Adem YEŞİL - Bakınız incelemeleri.
    Zehraca - Bakınız incelemeleri.
    Metin Pir ( Von Kleist ) - Şairlik, Zeki Mūren ve Leyla ile Mecnun deyince o
    Kübra Cört - Divan Edebiyatı için bakınız.
    kitapkolik mustafa - İlginç ve farklı eserlerle tanışmak için bakınız.
    Roquentin - Yaşar Kemal denilince akla hemen onun adı gelir.
    Elif - Kendine has ve özgür şiirler için bakınız.
    "Quidam" deyince akla Arthur Schopenhauer ve Dostoyevski gelir.
    Esther. Sema - Slyvia Plath ve daha nice güzel incelemeleri için bakınız.
    Arda BÜLBÜL - Stefan Zweig için bakınız.
    Begüm - Kitaplarla ilgili vidyolar için bakınız :)
    Davy Jones - Davy Jones , her ileti veya alıntıyla aynı alanda bir alıntısı vardır.
    Mehmet Y.
    Osman Y.
    Erhan
    Sulhi
    mahmut yiğiter - Kürtçe'ye Kürt Edebiyatına dair
    Esra - Mehmed Uzun ve Şükrü Erbaş'a dair
    Derya - Oğuz Atay'a dair
    Yunus - Osho ve Gorki Krallıkları ona ait.
    ibiaryu - Korku ve gerilim türü için bakınız.
    Gökhan Aktaş
    Zafer K.
    Ferah
    Tayfun
    Liliyar
    Ekrem Özkara
    Uğur Ukut
    Muzaffer Akar
    Resul
    Mahir Amca
    Tapasvi

    Okurlarla ilgili çok daha ayrıntılı bir bilgi için bakınız ---> #27168183
  • Yapacağım kitap alışverişi için liste hazırlıyorum. Gerçekten önerdiğiniz etkileyici kitaplar varsa paylaşır mısınız?
  • Kur'an ve Sünneti beğenmeyip Modernistlerin Hindistan'da uydurduğu Kur'âniyyûn hareketinin Türkiye versiyonu olan Mealizm dinine mensup kişilerden bugüne kadar tesbit edebildiğim bazı akıl almaz fetvaları kaydettim.
    Yeni fetvalarına şahid oldukça ekleyeceğim, zira liste çok uzayacak gibi görünüyor...
    1. 'Peygamber de bizim gibi bir insandı' diyorlar.
    Bektâşi gibi, ayetten, "De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım..." kısmını okuyor;
    "...Fakat bana ilahınızın yalnızca bir tek ilah olduğu vahyediliyor..." kısmını okumuyorlar! (Fussilet 6)
    Yoksa siz de mi vahiy alıyorsunuz ey Mealistler?!
    2. 'Hayvanlarla ilişkiye girilmesini engelleyen bir ayet yok' diyorlar.
    Halbuki Kur’an, “...O (Resul) onlara iyiliği emreder, onları kötülükten nehyeder, onlara iyi ve temiz olan şeyleri HELAL, kötü ve pis olan şeyleri de HARAM KILAR...” buyuruyor. (A’raf 157)
    3. 'Gaz çıkarmak abdesti bozmaz' diyorlar! Kur’an’da yazmıyormuş!
    Oysa Resulullah aleyhisselatü vesselam yellenme ile alakalı şöyle buyurdu:
    “Biriniz karnında bir şey hisseder de ondan bir şey çıkıp çıkmadığını kestiremezse, ses işitmedikçe veya koku duymadıkça mescitten/namazdan çıkmasın.” (Müslim, Hayz, 99 (362) / Buhari, Vudû, 4, 36)
    4. 'Çocuklarımızı sünnet ettirmemizi emreden bir ayet yok' diyorlar.
    Oysa Allah, “Peygamber size NE VERİRSE onu alın, o sizi neden men ederse ondan sakının.” diye ikaz ediyor. (Haşr 7)
    Usaym b. Kelib'in babasından, onun da dedesinden naklettiği rivâyete göre, dedesi demiş ki:
    "Peygamberimiz (aleyhisselatü vesselam)'a geldim ve İslamiyeti kabul ettim. Bunun üzerine Efendimiz şöyle buyurdular:
    “Kendinden küfrün kıllarını at ve sünnet ol." (Ahmed İbn Hanbel III, 415; Ebu Davud, Tahare, 129)
    5. 'Zekat emri kırkta bir değildir!' diyerek zekat vermiyorlar. Bunun yerine küçük miktarda sadakalarla Allah'ı kandırdıklarını sanıyorlar.
    Oysa, "Allah'ın Resûlünde sizin için güzel bir örnek vardır." buyuran Kur'an, ‘Peygamberim ne kadar vermenizi söylerse, o kadar vereceksiniz’ diye ikaz ediyor. (Ahzâb 21)
    6. 'Sigara içmek orucu bozmaz, ayet göster' diyorlar.
    7. 'Çıplak kızlarla dans etmek helaldir, yasaklayan ayet yok' diyorlar.
    Bilakis Kur'an, "Mü’min erkeklere söyle, GÖZLERİNİ HARAMDAN SAKINSINLAR, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır." buyuruyor. (Nur 30)
    Bunlar Kur'ân'ı nasıl okuyor?
    8. 'Kızlarla el sıkışıp medeni olarak öpüşmemizi engelleyen bir ayet yok' diyorlar.
    Ama Kur'an, "Zinaya YAKLAŞMAYIN. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur." diye uyarıyor. (İsrâ 32)
    9. 'Ters ilişki helaldir' diyorlar.
    - Yâhu Resûlullah (aleyhisselatü vesselam), 'yapan mel'undur' buyurmadı mı?
    - 'Çıkk! Ben Peygambere inanmam, ayet göster!' diyor.
    10. Mucizelerin tamamını inkar ediyorlar.
    Oysa Kur'an, "Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve 'süregelen bir sihirdir' derler." buyuruyor. (Kamer 1-2)
    O gün, müşrikler nasıl mucizeleri inkar ettilerse, bugün Mealistler de öyle inkar ediyor!
    11. Cuma namazlarına gitmiyorlar! Vakit namazlarına gitmiyorlar!
    “Peygambere uyarak şirk koşan bir cemaatin içinde ve müşrik bir imamın arkasında namaz kılınmaz” diyorlar.
    12. Bayram namazı kılmıyor, Cenaze merasimlerine gidiyor ama namaz için safa durmuyorlar! Eski sosyalistler gibi öylece yakınlarının tabutuna bakıyorlar.
    Kur’an’da olmadığı için şirk namazıymış bunlar!
    Peygamberimiz ve yüz bin sahabesi şirk işlemiş(!)
    13. ‘Flört haram değildir’ diyorlar. Evlenme niyeti olduktan sonra istediğin kadar gez, eğlen serbestmiş! Sen yeter ki niyetini düzgün tut(!)
    Özellikle zengin çocuklarının, bu yeni Mealizm mezhebini benimsemelerine şaşırmamalı...
    14. ‘Domuz eti yemek helaldir’ diyorlar!
    Yahudi ve Hristiyanların kestikleri yenilir ayetinden yola çıkarak, “onlar en çok domuz kestiklerine göre domuz da bize helaldir!” diyorlar.
    Oysa Kur’an, “Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı...” buyurarak, domuzun bu ümmete haramlığını tescilliyor.
    15. Ramazan’da Teravih namazı kılmıyorlar!
    Mealistlere göre teravih namazını Hazreti Ömer uydurmuş! Peki son Peygamberin kıldıkları neydi?! (sallallahü aleyhi ve sellem)
    16. Ramazan ve Kurban bayramlarını -Kur’an’da yazmadığı gerekçesiyle- kutlamıyorlar!
    Bayramlar geleneksel bir şeymiş! Dinde yeri yokmuş, sonradan uydurulmuşmuş...
    Hz.Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Medine'ye geldiğinde, Medinelilerin iki (bayram) günleri vardı. O günlerde oynayıp eğlenirlerdi.
    "Bu iki gün(ün mana ve mahiyeti) nedir?" diye sordu.
    "Biz cahiliye devrinde bu günlerde eğlenirdik!" dediler. Aleyhissalatu vesselam:
    "Allah, bu iki bayramınızı onlardan daha hayırlı diğer iki günle değiştirdi: Kurban bayramı, Fıtır (Ramazan) bayramı" buyurdu..." (Ebu Davud, Salat 245, (1134); Nesai, Iydeyn 1, (3, 179)
    17. Kelime-i Şehadet söylemenin şirk olduğunu söylüyorlar!
    Mealcilere göre, müslüman olmanın şartı olan şehadet, bir şirk aracı! Peygamberimize düşman oldukları için, Allah adının yanına Muhammed isminin bulunmasına tahammül edemiyorlar.
    Oysa Allah, Kur’an’daki yüzlerce ayetinde, “Allah ve Resulü...” diye söze başlıyor.
    Şu halde, Allah bize, kendisine şirk koşmamızı mı emretmiş oluyor?!
    Şu ayete bakın ki, Allah Teala, Resule itaat etmeyeneleri, ‘kafirler’ olarak tanımlıyor:
    “(Ve yine) de ki: “Allah’a ve Rasule itaat edin; eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah kafirleri sevmez.” (Al-i İmran 32)
    18. Eski insanların uzun yaşadığını inkar ediyorlar! Nuh aleyhisselam'ın 950 yıl yaşadığı yalanmış!
    Halbuki Kur'an şöyle buyurur:
    "Andolsun ki biz, Nuh'u kendi kavmine gönderdik de, O, dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Sonunda, onlar zulümleri­ni sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi. Fakat biz, O'nu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık." (Ankebut 14-15)
    19. Kâbe puttur! Kâbe’yi tavaf etmek şirktir diyorlar!
    “ Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik’i (Kâbe’yi) tavaf etsinler.” (Hacc 29)
    Allah, burada Kâbe’yi tavaf etsinler diyor. Allah, bize şirk koşmamızı mı emrediyor!
    “Hani biz İbrahim’e, Kâbe’nin yerini, “Bana hiçbir şeyi ortak koşma; evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, rükû ve secde edenler için temizle” diye belirlemiştik.” (Hacc 26)
    Bu ayette ise, Kâbe’yi tavaf edenleri namaz kılan, rüku ve secde edenlerle beraber evine misafir gelenler olarak betimliyor...
    20. “Kadınlar, hayızlı günlerinde namaz da kılar, oruç da tutarlar” diyor Mealistler!
    Oysa; Bir kadın Hz.Âişe’ye sordu: “Hayızlı kadının hayızdan temizlendikten sonra hayız zamanında kılamadığı namazları kaza etmesi gerekir mi?” Hz.Âişe şöyle cevap verir: “Sen Haruriyye misin (Haricilerden misin?) Biz Peygamberin (aleyhisselatü vesselam) yanında hayız âdetini görürdük, sonra temizlenince guslederdik. Peygamber, namazı kaza etmemizi bize emretmezdi.” (İbni Mâce, Taharet: 119)
    21. “Abdestsiz de Kur’an’a dokunulabilir”, “Hayızlı kadın da Kur’an’a dokunabilir” diyorlar.
    Oysa Allah Teala: "Ona (Kur'ân'a) tam olarak temizlenmiş olanlardan başkası el süremez" buyurur. (Vâkıa 79)
    Oysa Resulullah aleyhisselatü vesselam şöyle buyurmuştur: "İddetli kadın ve cünüp olan, Kur'ân'dan hiç bir şey okuyamaz." (Tirmizî, Tahâre, 98; İbn Mâce, Tahâre, 105)
    22. Yahudilerin ve Hristiyanların da cennete gideceğini söylüyorlar!
    Mealciliğin bir Vatikan projesi olduğunun belki en önemli delili bu fetvalarıdır. İslam’a ve son Peygambere inanmalarına gerek yokmuş kurtulmaları için!
    Oysa Allah, Kur’an’da onlar hakkında şöyle buyurur:
    “Şüphesiz, inkâr eden kitap ehli (Yahudi ve Hristiyanlar) ile Allah'a ortak koşanlar (putperestler), içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar yaratıkların en kötüsüdürler.” (Beyyine 6)
    23. ‘Peygamberin helal kılma ya da haram kılma yetkisi yoktur’ diyorlar!
    Oysa Allah şöyle buyurur:
    “...Allah’ın ve RESULÜ’NÜN HARAM KILDIĞINI haram saymayan ve hak din İslâm’ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.” (Tevbe 29)
    Allah’a din öğretenlere yazıklar olsun!
    24. ‘Kandil kutlamak şirktir’ diyorlar lakin Yılbaşını kutluyorlar!
    Oysa Resulullah aleyhisselam buyurdu:
    “Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o, onlardandır.” (Ebu Davud
  • Ateistler için kitap önerileri diye bi' liste yaparsam başa bu kitabı koyarım :D

    İnceleme Videosu: https://www.youtube.com/...okjrnslsodfrk0h00410

    Öncelikle bana bu kitabı hediye eden Beyza'ya teşekkür ederim :) Yıllar sonra kitap hediye ettiğini de gördüm artık rahatça ölebilirim :D

    Linç yiyebilirim ya da kavga da çıkabilir incelememin altında, o yüzden incelemeye başlamadan önce yobaz ve cahilleri incelememi okumamaya ve mağaralarına geri dönmeye davet ediyorum :) Şimdiden iyi yolculuklar...

    Şimdi bu kitabı neden okumanız gerektiğini ve neden sorgulamaya başlamanız gerektiğini anlatıyorum. Geçen gün felsefe dersine girdim. Sınıf 80 kişi ve çoğu kız :D Ders baya efsane geçiyor! 80 kişi birbirine laf atıyor tartışma çıkıyor falan ders nasıl güzel nasıl güzel.

    Hoca ortayı kızıştıran kişi zaten :D Bu hafta da karşımıza bi' çıktı Din Felsefesi... Hadiiiiiiiiiii

    Derse başlarken dedi işte bu derste sorgulamanızı sağlayacağım ama dinden çıkmanızı istemiyorum. Sadece sorgulayarak dininize mantıklı kanıtlar bulmaya çalışın.
    Etrafı şöyle bi' kestim herkes doğuştan müslüman. Neden müslüman olduğunu bilmiyor sadece Türkiye'de ve müslüman bir ülkede doğduğu için müslüman olmuş.
    Dedim ben hiç karışmayayım bu duruma ve tüm ders sustum. (Tamam tamam birkaç kere tartıştığım oldu :D )

    Neyseeeee, felsefe tabii bu, adamı çiğ çiğ yer :D Hoca bi' sorular sormaya başladı herkes şok! Yerlere yatıp çığlıklar atanlar var hocaya bağıranlar var "Lütfen cevaplayınnnnnn hocaammmmmm!" diye :D

    19-20 yaşamış ve hiç sorgulamamış. Sonra da hoca ufak bi' şey söylediği anda donup kalıyor. Hadi şimdi dinini savun bakalım derken tabii herkes ders sonunda şu noktaya geldi.
    Hoca cevapları söylesin ve şüphelerimizden kurtulup müslüman olmaya devam edelim. Yoksa din elden gidecek :(

    Şimdi kitabı neden okumanız gerektiğini kısa bir hikaye ile anlatmış oldum. Biraz mizahi bir dille ve biraz da dalgaya alınarak yazılmış bu kitap Adem ile Havva'nın yeryüzüne gelmeden önceki anlarında başlıyor.

    Hikayeyi herkes biliyor zaten. İşte elma yeyip kovuluyorlar sonra dünyada çoğalıyorlar Kabil Habil'i öldürüyor. (Spoiler sayılır mı bu bilmiyorum :D ) Veeee böyle devam ediyor.
    Burada çalışkan bir öğrenci olarak çok kaliteli bir din felsefesi dersi verebilirim ama Jose Saramago bu dersi hikaye şeklinde veriyor.

    Sorgulamanızı ve düşünmenizi istiyor sizden. Yoksa bizim sınıftakiler gibi ortada kalıverirsiniz :)

    Okumak isteyen, sorgulamak isteyen ve düşünmek isteyen herkese iyi okumalar dilerim.
  • “Bizim hakkımızda yazabileceğim daha pek çok hikâye var. Ancak anlattığım hikâye bu. Anlatmamı istediği hikâye bu. Sözümü tuttum. Dünyanın kara ormanına dalan Hansel ve Gratel gibiydik. Asla hayal bile edemeyeceğimiz cazibelerin, cadıların ve iblislerin yanı sıra ancak bir kısmını hayal ettiğimiz ihtişamlarla karşılaştık. Bu iki genç adına hiç kimse ne konuşabilir ne de birlikte geçirdikleri günler ve geceler hakkında doğruyu söyleyebilir. Bunu sadece Robert ile ben anlatabiliriz. Onun deyişiyle, bu bizim hikâyemiz ve o gittiği için, bunu size anlatma görevini bana bıraktı.”

    22 Mayıs 2010

    Vay be... Yani vay be. Hayatına sadece ucundan tanık olduklarımın bile mi ölümü içimde boşluk bırakır? Bu satırları yazarken yine Robert’ın artık hayatta olmadığını hatırlayıp boşluğa düştüm. Neyse el yazması müsveddemi geçirmeye devam ediyorum. Son 6 satır planda yoktu.

    Bu paragraf için şimdiden özür dilerim. İçeriği özetlemede iyi değilim ama yazmam lazım. Kitap neyle ilgili, onu bi belirtelim de sonra bende uyandırdıklarına geçelim. Önceki incelemelerimde de hep söyledim bu özetleme işinden nefret ederim. Kitap ünlü sanatçı Patti Smith’in 1970’lerde başlayan rock hikâyesini ve hikâyesine dahil olan başta Robert Mapplethorpe olmak üzere belki ismini önceden de bildiğimiz ünlü sanatçıları, sayısız ve tarifsiz maceralarını, yaşadıklarını anlatıyor.

    Al işte, bu cümleden sonra kimin okuyası geldi kitabı? Ne kadar soğuk, resmi, sığ ve klişe bir özet. Umarım incelemenin devamında fikrinizi değiştiririm. Gerçekten bu kitaba aç kurtlar gibi saldırmanızı isterim.

    “İsa birilerinin günahları için öldü ama benimkiler için değil.”

    Bazen bir kitap okursun ve o denli etkilenirsin ki bir süre normal hayatına devam edemezsin. Ruhuna, kalbine dokunur. Seni içinde olduğun dünyadan çekip alır, hiç gitmediğin bambaşka diyarlara, hiç girmediğin denizlere sokar. Sonra kitabı bitirirsin pat diye kendi hayatına tekrar düşersin. Bi süre afallarsın, sonra bu yavan hayatına tekrar adapte olmaya çalışırken başka bir kitaba başlarsın falan filan. Bu kısır döngü böyle tekrar ediyor bende. Kitabı okurken öyle yoğun duygular yaşadım ki içimden taşacaklar gibi hissettim. Bu hislere bir şekilde can vermek, kelimelere döküp somutlaştırmak istedim. Etkilerinin azalacağını biliyorum. Bir gün unutacağımı biliyorum ama yaşarken yazmak, kendi tarihime not düşmek istiyorum.

    Ben bu kitapta yaşadıklarını anlatan kızı tanıyorum. Zaman zaman ne kadar garip, ne kadar yabancı, ne kadar güçlü, ne kadar yıkık ve bozguna uğramış hissettiğini biliyorum. O asi ruhunun doyumsuzluğunu, hırçınlığını, merakını ve içini ısıran başarma isteğini biliyorum. Sayfalar ilerledikçe ne kadar çok benzediğimizi daha çok anladım. Benimkine benzer bir ruhun hissettiklerinden eserler oluşturup dünyada iz bırakmasını görmek o kadar güzel ki. Patti bir sanatçı... Gerçek bir sanatçı. İzleyin, bu yoğunluk sizi de sarsacak mı merak ediyorum: https://youtu.be/qEMPztSY-Ns Bu sadece bir şiiriydi. Kitabı okuduktan sonra onun müziğine de ilgi duyup şarkılarını dinleyeceğinizi düşünüyorum. Birkaç şarkısının hikâyesi de var kitapta. Bir şarkıyı, hikâyesini bilip dinlemek de güzel bir histir bazılarınız bilir. Canlı performanslarına da göz atmanızı öneririm. Bu kadar güçlü, hisli bir sesi ömrümde çok az duydum. Yaşadıklarının şiddeti sesine, kalbine vurmuş. 17 yaşında doğurup başkasına evlatlık vermek zorunda kaldığı, hiç tanımadığı kızına yazdığı ağıtları, hayal kırıklıkları, acıları...

    Kitap, aşk romanı izlenimi uyandırıyor biraz görüntüsüyle, ve gerçekte de Robert’la da öyle bir geçmişleri oldu ama öyle ölümsüz ve tüm hikâyeyi kaplayan bir aşk değildi. Zira Robert sonunda AIDS’ten öldü düşünün ve Patti’nin başka bir adamla evliliği ve iki çocuğu oldu ama dostlukları sonuna kadar devam etti. Aralarındaki şey güçlü bir şeydi, inanıyorum ki Patti için o şey bugün de bitmedi. Bana göre çok yetersiz kalıyor ama hadi o şeyin adına da aşk diyelim.

    Her gün sabah 8 akşam 5 dersim vardı ve kitabı okumak için zaman kovaladım. Ders aralarında bile kitabı sıranın altından çıkarıp okumaya devam ettim. O anlarda sınıftaki uğultunun dikkatimi dağıtmaması için kitap okurken yapmayacağım bir şey yapıp kulaklıklarımı taktım ve müzik dinledim. Sonra şaşırarak fark ettim ki bu müzikler, kitabın bana hissettirdiklerinin gücünü kat kat katladı. O yüzden kitabı okuyacaksanız eğer, ara sıra size de eşlik etsin diye o sözsüz bestelerin ismini buraya bırakacağım. Gerçekten okuyup dinleseniz ne mutlu olurum:

    1- https://open.spotify.com/...75KkS6TEaMnxjZXJTtPg

    2- https://open.spotify.com/...lykVTcQGePvRr_gTpggg

    3- https://open.spotify.com/...gFTlfASOqhg-OzsZVOXA (bu beni en yerle bir edeniydi)

    İzlemeniz için yalvaracağım bir canlı performans ve bu kitap sayesinde kazanıp, gece gündüz dinlediğim harika bir şarkı daha var. Kitap zaten müzik ve sanatla tıka basa dolu. Umarım benim yaptığımı yapar ve isimlerini not edip dinlemeye çalışırsınız. Spotify’da kitapta ismi geçen albüm ve şarkılardan bir playlist oluşturdum. İsteyen olursa her zaman paylaşabilir ama liste biraz kabarık. Daha eklemediklerimle birlikte 80’i aşacak gibi duruyor bakalım.

    O müthiş canlı performans ve Patti Smith’in sondaki eşsiz gülüşü: https://youtu.be/uoGdx3I3dPE

    Ve o muhteşem şarkı: https://youtu.be/A9pNnKxewss

    Gerçekten okuduğum en eşsiz kitaplardan biriydi. Kafadan ilk 3’ümden biri kesinlikle. Benim kadar etkilenip etkilenmeyeceğinizin garantisini veremem ama okursanız pişman olmayacağınıza sizi temin ederim. Patti Smith’i tanıdığıma çok memnunum ona sarılmak ve mutluluktan ağlamak istiyorum. Kendisi hâlâ yaşıyor. Böyle insanlar hayatı anlamlı kılıyor. Kitapla kalın. İyi okumalar
  • Hangisi daha korkunç?

    Sevdiğiniz birini mi kaybetmek, yoksa uğruna her şeyden vazgeçmeye hazır olduğunuz hayallerinizi mi?

    Mesleğinin henüz başlarında, genç bir doktor olmasına rağmen başarılarla dolu, kusursuz bir sicile sahip olan Kate, en son girdiği ameliyattan hem sevdiği bir insanı hem de gelecek hayallerini masada bırakarak çıkar. Sorunsuz olması beklenen ameliyat, anlaşılmaz bir şekilde tam bir kâbusa dönüşmüştür ve önce hastanın yakınları, sonra da hastane yönetimi bu kâbustan Kate'i sorumlu tutmaktadır. Öte yandan, bütün bunlardan habersiz ortaya çıkan bir katil, elinde bir liste, hastane personelini teker teker avlamaya başlar ve onu gören, elinden kurtulan tek insan olarak Kate bu listenin en tepesinde yer almaktadır.

    Bütün oklar ona çevrilmişken, bütün deliller ve zaman onun aleyhine işlerken Kate, hem ensesinde nefesini hissettiği acımasız bir katilden kaçmak hem de kaybetmeye mahkum göründüğü bir davayı çözüme ulaştırmak zorundadır.

    "Gerilim, macera ve tutkunun harika bir karışımı."
    -Romantic Times-

    "Tess Gerritsen hepimizin başucu yazarlarından biri."
    -Stephen King-

    "Gerritsen'in romanlarında bağımlılık yaratan bir şeyler var... Gözlerinizi sayfadan ayıramıyorsunuz; akıp gidiyor. Vakit gece yarısını geçip sabaha dönmesine, içinizin ürpermesine, tüylerinizin diken diken olmasına aldırmadan okuyorsunuz."
    -Maine Sunday Telegram-

    "Gerritsen hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir roman... Yeni okurların bu heyecanı keşfetmesi için iyi bir fırsat."
    -Booklist-

    "Sizi her zaman soluksuz bırakmayı başaran Tess Gerritsen'den muhteşem bir roman."
    -The Philadelphia Inquirer-

    "Gizemler ardına saklanmış, korkutucu ve çekişmeli bir mücadele."
    -Kirkus-