9/10
·432 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:20
Eğer kendi çapımda her Türk gencinin okuması gereken kitaplar başlıklı bir liste hazırlamam gerekseydi kesinlikle bu listenin başlarına bu kitabı alırdım. Yıllarca Osmanlı'nın yıkılmasında en büyük etkene sahip olan ajanın Lawrence olduğu söylendi ve anlatıldı bize, nitekim payı da var lakin dönemin cinsiyetçi tavrını da düşünürsek Gertrude Bell'in Lawrence'dan çok daha ciddi ve kritik öneme sahip olduğunu fakat yeterince tanınmadığını anlamamız gerekir. (Kitapta da zaten bu konuya değinilmiş.) Kitapta Gertrude Bell'in hayatı ve faaliyetleri ciddi bir şekilde ele alınıp inceleniyor fakat sanılanın aksine eser sadece bir biyografi kitabı değil. Dönemin Orta Doğusu, Osmanlı Devleti'nin son dönemleri, İngilizlerin Orta Doğu üzerindeki emelleri, dönemin Arap Şeyhleri ve aralarındaki iletişimler, Türklerin ve Osmanlı'nın bölgedeki durumu, Kürt meselesi, Kral Faysal ve Irak da ciddi şekilde kaleme alınmış. İngilizlerin Orta Doğu'yu adım adım nasıl parçaladıklarını ve sömürge haline getirdiklerini çok net bir şekilde görebilirsiniz. Kitabı okuyup bitirdiğinizde 100 yıl önce Orta Doğu'da yapılanların bugün hala farklı piyonlar üzerinden aynı şekilde ülkemizde ve bütün Orta Doğuda uygulandığını görüyorsunuz. Günümüz Orta Doğusunu da anlamak için güzel bir eser.
Sınırları Çizen KadınTaha Niyazi Karaca · Kronik Kitap · 2018284 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 11. kitabı
İnceleme yapmak çok zor çünkü kendimi bir kitap okumuş gibi hissetmiyorum. Ben bir evreni yaşadım resmen... O adaya gittim ve verilen bütün savaşları, çabaları, ihanetleri,huzunleri, kayıpları ve bazen de o buruk mutluluklari yaşadım. Cidden inanılmaz bir devam kitabıydı, kelimelerim yetersiz kalıyor açıkçası şuan. Üçlü kitapların çoğunda 2. Kitap sıkıcı ve olmamış olur, çok fazla örneği var bunun FAKAT bu kitap kesinlikle onlardan biri değil. Bu kitap kesinlikle yazılmış en iyi ara kitaplardan birisi. Hani okuduğum üç kitaplık seriler arasında bir liste yapsam, en iyi üç devam kitabına girer. Okurken o kadar çok duyguyu yaşattı ki cidden feleğim şaştı. Birine güveniyorsunuz ve sizi sirtinizdan falan değil, direk yüzünüze yüzünüze bakarak bicakliyor. Birinden nefret edecek gibi oluyorsunuz ve bir anda onu anlarken kendinizi buluyorsunuz... Karakterlerin gelişimlerine ayrı bayıldım. Arm hariç ama ona bayilmadim maalesef, daha çok kahroldum. KİTAPTA KESİNLİKLE FAVORİM LUNU VE HODBİN OLDU!! Hodbin benim ideal tipim arkadaşlar ben de Lunu gibi kibirli korsanlardan hoslaniyormusum... Sonda yaşanan olaylarla birlikte final kitabı için inanılmaz heyecanlandım ve beklenti doldum. En kısa sürede tekrar seriye kosacagima eminim o yüzden.
Hainin Mührü 2Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 2026272 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Beni şaşırtan bir kitap oldu.
7/10
·360 syf.··
2026 62. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 14:26
Kesinlikle ihtimal vermediğim biri çıktı :) polisiye kitapları okurken bir liste yapılmalı en çok şüphe çeken en az şüphe çeken diye. Genel olarak kalemini sevdim akıcı, güzel ilerledi. kitabın sonuna doğru bir ters köşeyle karşılaşıyorsunuz, bunu sevdim ama iki farklı kaçırma olayı var ikisinide ön göremedim birini ön görememeyi sevdim ikincinin olayını çok saçma ve zayıf buldum belki daha da üstünde durulabilirdi, Işıl Işık okumaya değer güzel bir kitap ikincisini de okumak isterim.
Kardan Adamın KülleriIşıl Işık · Artemis Yayınları · 2025590 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 9. kitabı
(Spoiler içermez) Sinan Sürücü'nün ilk romanı EyLüL. Sakın kitap'tan çıkmış. Sinan, İzmir'de avukatlık yapıyor. Aynı dönem staj yaptığımızdan bu yana tanırım kendisini. Severim de. Doğrusu bir kitap yazdığını söylediğinde benim için sürpriz olmadı. Ceza hukuku ile ilgili zaten bir kitabı vardı ve ikincisini yazmıştır diye düşündüm. Çıkarıp verdiğinde ise bir roman olduğunu gördüm ve oldukça şaşırdım. O gün güzel bir sohbetimiz oldu, konu konuyu açtı. ilk defa edebiyata olan ilgisini ve okuduklarını bu şekilde öğrenmiş oldum, doğrusu çok hoş bir süprizdi. Okumak için heyecanlandım. Hemen basladıysam da araya birşeyler girdi, okuyamadım, iki ay sonra ise kitaba ikinci bir başlangıç yaptim. Ve 300 sayfa iki günde bitti. Oldukça güçlü bir girişi var ve daha ilk sayfada okurum ilgisini yüksek bir seviyeye çeken bir hikaye ile karşılaşıyoruz. O ilgi son sayfaya kadar hiç eksilmiyor. Kitap akıp giden cinsten ve elinizden bırakmak istemeyeceğiniz kitaplardan oluyor. En azından benim için böyle oldu. Yüksek bir ilgiyle giriş yaptığım kitap kurgusu ile üç ayrı zamanda ilerleyen yapısıyla oldukça başarılı. İzmir İstanbul ve Ankara'ya ve o üç farklı zamana gidip geliyoruz. Roman kurgusal olarak bu gidiş gelişler nedeniyle okurla bağını hiç koparmiyor. Üstelik roman boyunca size bir de şarkılar eşlik ediyor. (Karakterlerin sevdiği bu sarkilardan liste de yapmayı düşündüm ben. ) Doğrusu tahmin edilmesi zor bir şekilde romandaki düğüm çözülürken okur olaylarin düşündügü gibi ilerlemedigini görüyor. Yazar ustalıkla bir yerde okuru uyutuyor okudukça olayların nasıl sonlanacagina dair guclu bir tahminiz oluşuyorsa da olaylar düşümug şekilde ilerlemiyor ve kitap farklı bir şekilde bağlanıyor. En önemlisi fazla kelimesi olmayan, okuru yormayan, canlı karakterlerine kolayca bağ
EylülA. Sinan Sürücü · Sakin Kitap · 20261 okunma
10/10
·344 syf.··
2026 47. kitabı
Mektuplar üzerinden takip edilen bir hayatın neredeyse 10 yılına bizi de tanık ediyor Sybil. Her mektupta karakteri biraz daha yakından tanıyor, acılarına, öfkesine, kaygısına, hüznüne, korkusuna, cesaretine, sevgisine, sadakatine, yasına, dürüstlüğüne, merakına, muzipliğine yakından tanık oluyoruz. Tamamı mektuplar ve epostalar üzerinden kurgulanmış bir roman. Bu kadar özel bir yazışma tekniği seçilince, okur olarak sanki o gizli kalan hayatlara, iki kişi arasında sessizce gidip gelen sırlara da vakıf oluyor gibi hissediliyor ister istemez. Metnin sahiciliği, samimiyeti artıyor. John Didion gibi şahane bir yazarla da yazışıyor Sybil, aynı özenle arkadaşının sorunlu oğlu Hanry’le de… Mektup yazma işini acayip ciddiye alıyor ki bence de bu özeni hak eden bir yazışma şeklidir mektuplaşmak. Her sorununu mektupla hallediyor Sybil. Bir çok mektubun sonundaki kitap isimlerinden yapılacak liste, okuru edebi olarak çok mutlu edecek nitelikte. Ben çok severek okudum. Özenli ve akıcı çevirisinden de çok memnun kaldım. Öneririm.
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 2026173 okunma
Türkiye gezmesi çok ucuz bir ülke ve insanı da yardımsever!
9/10
·288 syf.··
2026 43. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:02
İnsanlar doğar, yaşar ve ölür. Arkasında dürüstlük, doğal dostluk ve sıcaklık bırakırsa her zaman yaşar ve de anılır. Bazen böyle oluyor; en sevdikleri, insanın hayatından tak diye çıkıyor, diyor Johann Wolfgang Von Goethe bir kitabında. Oysa, "Hayat bizi yavaş yavaş ölüme alıştırır," diyordu Orhan Kemal El Kızı'nda... #305423857 Ölümler mi hızlanmaya başladı biz mi giderek yavaşlıyoruz? Necip Fazıl Kısakürek misali, "Kefenimizden evvel çürüyoruz." Y - A - V - A - Ş - L - A - Y - I - N . . . Koştukça geç kalıyorsunuz çünkü. Acele ettikçe yetişemiyorsunuz. Oysa bir şehri tanımanın en iyi yolu yürümekten geçer: "Yürüyeceksiniz. Gençseniz ve bir şehirde gönlünüzce yürümüyorsanız orayı gezdiğinizi söyleyemezsiniz." Hızla akıp gidiyor çağ ve o çağın akıntıya kapılıp giden insanlarıyız. Ufacık tatillere kocaman geziler sığdırmaya çalışıyor, gittiğimiz yere en hızlı ulaşım araçlarıyla gidiyor, nereler popülerse orayı gezmeye çalışıyoruz. Ne gezdiğimiz yerleri kendimiz seçiyor ne de oraya dair bilgileri araştırıyoruz. Oysa, "... şehri gezerken bile okuyacaksınız. Yirmi saat geziyorsanız mesela, iki saat okuyacaksınız," diyor İlber Hoca, keşif ancak böyle mümkün, o ruhu koklamak... youtube.com/shorts/2_pLX7mX... "Öğrenmek kolay; fakat hiçbir şey yapmadan sızlanmak daha da kolay." Gel Dünyayı Keşfedelim, Dünyadan Türkiye'ye uzanan bir yolculuk, Asya'nın bozkırlarından yola çıkıyor, Avrupa'yı aşıyor, Balkanları geçiyor, Ortadoğu'dan Türkiye'ye uzanıyorsunuz. Bütün yolculuklar gibi bu yolculuk da kahramanın evine dönmesi ile son buluyor: İzmir'den Ayvalık'a uzanıyor, Eskişehir'i tadıyor, Ani Harabelerinden Kars'a sesleniyorsunuz. Her yol gibi bu yol da muhakkak Aksaray'dan geçiyor, Türkiye'nin İtalya'sı Safranbolu'nun atmosferini soluyor, Kapadokya'yı
Gel Dünyayı Keşfedelimİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2024827 okunma