Resûlullah s.a.v, "İlim amele seslenir; eğer amel cevap verirse ilim kalır, yoksa çekip gider" buyurmuştur. Yani ilmin bereketi gider ve sıkıntısı kalır. Efendisi yanında senin için yapacağı şefaati ve ihtiyacın olduğu zamanlarda senin yanında olması sona erer. Kabuk olarak kaldığı için bırakıp gider. Çünkü ilmin özü ameldir. İlmin sana öğrettiği şeylerle amel etmediğin sürece Resûlullah'a [sallallahu aleyhi vesellem] itaat etmiş sayılmazsın. Eğer ilmin sana emrettiği şeylerle amel edersen o, senin kalbini ve sırrını karşılayıp Rabb'inin huzuruna götürür. İlmin sana sesleniyor fakat sen ona kulak vermiyorsun. Çünkü senin kalbin yok. Onu kalbinin ve sırrının kulağıyla dinle ve sözünü kabul et. Bu şekilde yaparsan o vakit sana faydası olur.
Nefsinin evinde oturmaya devam ettiğin müddetçe amellerinde sağlam olamazsın. İnsanların elindekilere karşı arzulu olup; riya ve nifakla onları elde etmek için uğraştığın müddetçe amellerinde sağlam olamazsın. Dünyaya rağbet ettiğin müddetçe amellerinde sağlam olamazsın. Kalbinle Allah Teâlâ dışında ki bir şeye güven duyduğun müddetçe amellerinde sağlam olamazsın.
Yazık sana! Dilin müslüman olmuş ama kalbin değil; sözün müslüman olmuş ama fiillerin değil. İnsanlar arasında müslüman gözüküyorsun ama yalnız kaldığında öyle değil. Bilmez misin ki namazınla, orucunla ve yaptığın tüm hayırlı işlerde Allah Teâlâ'nın rızasını gözetmezsen, O'ndan uzak olan bir münafık olursun. Hemen şimdi bütün söz ve fiillerin ile alçak maksatlarından dolayı Allah'a tövbe et.
Ey fakir! Zenginliği temenni etme. Zira belki de o senin helâkine sebep olabilir. Ey hasta! Sen de sağlığına kavuşmayı temenni etme. Belki bu senin helâkine sebep olabilir. Akıllı ol.