Kitabın başlarında sıkıldığımı hissettim. 5. kitaptan sonra temponun biraz daha artmasının beklerdim. Beklediğim sonucu alamamak beni hayal kırıklığına uğrattı. Olaylar her kitapta olduğu gibi son 100 sayfada heyecanlanmaya başladı.
5. kitapta olduğu gibi geçmişten kesitler görmek güzeldi. Voldemort karakterini daha yakından tanıma fırsatı bulmamızı sevdim. Bu kitapla birlikte Malfoy’un olgunlaştığını net bir şekilde görebiliyoruz. Bunların dışında sevdiğim karakterler ise şöyle: Fred, George ve Luna
Kitabın sonunda yazar bizi bir ikilemde bırakmış: Zorunluluk mu yoksa istek mi? Okuyanlar bu kısımda kastettiğim şeyi net olarak anlayacaktır. Kitabı son derecede sinirli bir şekilde bitirdiğim için son kitabı bir an önce okumak istiyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hikayeyi ilkinden daha fazla sevdim ve kitaba BA-YIL-DIM. Kitap @genctimas ‘tan okuduğum en iyi kitaptı. Çok ama çok sevdim. Kesinlikle bu seriye şans verin. Üçüncü kitabı en kısa sürede okumam gerekiyor
İlk hikayede Deniz’in Afrika ile macerasını, bu hikaye de ise Bamba’nın Türkiye ile macerasını okuyoruz. Aslında Afrika Deniz için ne kadar zorsa Bamba için de Türkiye bir o kadar zor. İki ülkenin de kendilerine göre zorlukları vardı. Her iki kitapta da karakterlerimizin bu zorluklarla nasıl baş ettiğini okuyoruz. İkinci kitapta olaylar daha yayılmış ve yazarın anlatımının güçlenmiş olduğunu fark ediliyor.
İki çocuk arasında Bamba’nın bende çok farklı bir yeri oldu. Bamba’nın bazı düşünceleri o kadar olgun, o kadar güzel ki… Bamba dışında bütün karakterler de hoşuma gitti. Kitapta çoğu yerin altını çizdim ve birçok alıntı buldum. Okurken hep kalbime dokunan bir olay, durum ve bir sözü oldu. Hatta kitap bittiğinde gözlerim doldu
İyi ki yazar ve kitapla yollarımız kesişmiş. Yazara bu minik hikaye ile beni bu kadar etkilemeyi başardığı için çok ama çok teşekkür ediyorum
Yeryüzünün KalbiÖzgür Balpınar · Genç Timaş Yayınları · 20181,417 okunma
'İnsanların zihinlerini okuyamadığımız bu dünyada, güvenebileceğimiz tek şey söyledikleriydi. Ağımızdan çıkan her kelimenin gücü, insanlarla olan bağımıza göre değişirdi. Kimisinin söylediklerini umursamazken kimisinin tek bir sözü bizi yerle bir edebilirdi. Kelimeler, en sevdiğimiz insanların ağzından çıktığında çok güçlü olurdu. Bazı hatalar için yapılan somut olaylara değil, ağzımızdan çıkan kelimelere bakmak yeterliydi.'
Hayat, böyleydi. En yakın olduğunuz insanların tek bir cümlesiyle aranıza uçurumlar girerdi. Bazıları da sadece sizden uzaklaşıp aranıza mesafe koymak yerine sizi o uçurumdan aşağıya iterdi. Yukarıdan parçalara ayrılışınızı izlerdi. Kollarınızı uzatıp durdurmak için yardım dilemek isterdiniz. Ama en acısı da buydu. Sizi uçurumdan aşağıya atan insanlardan yardım beklemek…