Uzun zaman roman okumayışımın üstüne geldi Serenad, çok da iyi geldi. Yalın, sade anlatımı sayesinde oldukça kolay hikayenin içine alıyor sizi Livaneli. Bir çok kadının hikayesi anlatılıyor, hepsi içinizi yakıyor. Üzücü aşk hikayeleri, ayrılıkları yanı sıra; yaşadıklar zaman, din, dil farketmeden yaşanışan acıların, kadın olmanın zorluğunu ve mücadelesini de bu kitapta gözler önüne seriyor. Tek çocuklu dul bir kadının, çalıştığı üniversiteye gelen önemli konuğu ağırlamasıyla başlıyor. Vurgulayarak söylüyorum çünkü, dul bir kadının yaşadığı zorluklar da, ülkemizin yıllardır bu konuda değişmeyen gerçekleri de gerçek bir şekilde yansıtılmaya çalışılmış. Bence başarılı da olunmuş. Kitabın bitişinde kavuşamamış aşıkların ağırlığını da, yitip gitmiş hayatların üzüntüsünü de kucaklamış oluyorsunuz. Ve uzun uzun düşünmeye başlıyorsunuz, uzaktan bakınca sayısız ev, içleri sonsuz hikayelerle dolu. Yaşanmış, yaşanmayı bekleyen ne kadar çok acı var bu hayatta.. Yaşamamışsanız yaşamamayı diliyor, düşüncesinin bile ağırlığı altında eziliyorsunuz. Tarihte yaşanmış her acıyı dinlemek, bir yandan da hepsinden kaçmak istiyorsunuz.