8/10
·366 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 16:32
Aşk ve Gurur kitabından esinlenmiş. Elizabeth (Lizzie), Bay Hurst'ün ölümünü araştırır ama Darcy ile birlikte çalışmak zorunda kalır. Gurur ve önyargı zamanla kırılır ve bu süreçte ciinayetle ilgili gelişmelerle birlikte aralarındaki çekim de bir şekilde artar. Bu hikayede dikkatimi çeken önemli bir konu da bir babanın kızına desteğinin önemi. Lizzie'nin babasının desteğini hissetmesi, katili bulması, başarılı olması bir kadın için çok önemliydi. Bir de Darcy ile sonunda burada da birlikteler. Kitabı beğendim. Parallellik ve konu farkı da hoşuma gitti. (Tema aynı ama konuda farklılık vardı çünkü polisiye de eklenmiş. Gurur ve Önyargı ile Aghata kitaplarının harmonisi gibi bir şey olmuş.) Puanım 8/10 :)
Aşk ve KuşkuTirzah Price · Go! · 0143 okunma
8/10
·720 syf.··
2026 4. kitabı
700 sayfayı 3 günde bitirdim. O kadar uzun süredir kitap okuyamıyordum ki çok şaşırtıcı bir durum bu. Yani kitabı beğendiğim bellidir zaten, 3 günde bitirmemin tek nedeni sevmem değildi tabii, çok akıcı ve klasik bir lise kitabı olması da etkiliydi. Tek sorun sanırım kitapta argo ve bel altı şakaların çok olmasıydı. Yani yabancı kitapları okuya okuya biraz alıştığım için çok sorun etmedim ama arada rahatsız ediyordu. Onun dışında kitabı gerçekten çok sevdim. Klişe sahnelerle dolu olması umrumda değil bayıldım !! Canımı sıkan sahneleri sayacağım şimdi. Öncelikle erkek karakterin güçlü ve aktif kadın karakterin de tam tersi çok pasif olduğu hikayeler pek hoşuma gitmiyor, bu kitapta bu olay aşırı ön planda tutulmamıştı ama arada yapılan Shannon ufak Johnny dev gibi vs vs şeyler hoşuma gitmiyordu . Bella ve onun olayları da çok gereksizdi bence ondan hiç hoşlanmamıştım. Bir de arada cinsiyetçi cümleler kullanılıyordu onlar bayağı rahatsız etti. Bunların haricinde kitap gerçekten güzeldi. Özellikle gezi otobüsünde yan yana oturdukları bölüm ve sonrasına bayıldım, o bölüm Johnny'den net olarak etkilendiğimi kesinleştiren bölümdü cidden. Nehir gibi Shannon seni çok seviyorum . O kadar tatlılarki gerçekten kitabı okurken kaç kere kendi kendime çok tatlılar diye söylendiğimi bilmiyorum bile. Lizzie seni seviyorum!! Onu daha yakından tanımak isterdim aslında sürekli arka planda gibiydi. Her neyse, genel olarak kitabı beğendim. Karakterlerin yaşamlarını okumak güzeldi ve cidden hepsine kocaman sarılmak istiyorum
On Üç’ü BağlamakChloe Walsh · Martı Yayınları · 20241,603 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
içim şişti
5/10
·517 syf.··
2026 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 02:32
Martin Eden başlarken buyuk, guzel beklentilerle başlamıştım. Çevremde olsun sosyal medyada olsun o kadar beğeniliyor ve övüluyordu ki... haliyle benim de beklentimi arşa çıkardılar. Ancak hayal kırıklığı oldu benim icin. Sevemedim. Yanlış zamanda okuma gibi bir durum da olmadı. Gayet de isteyerek basladim. 200'lere kadar güzelce okudum ancak sonrasında sıkılmaya basladim hep ayni şeyleri okumaktan. Icim şişti. Martin çabalıyor, birakmiyor; bunlar super ancak 300 sayfa da yazmazsın yani bu süreci. Halbuki severim Jack London okumayı. Bir de SPOI olacak şunu diyeyim, Ruth'a deliler gibi aşıktın okey sonra ayrıldın ona da okey de Lizzie'ye ne ara aşık oldun yani? Goz devirmeme engel olamayacağım bir sahneydi. Sonunda da ne bilim her seyi basarmisken gerek var mıydı oyle bir şeye? Anlık - Dönemsel - bir buhran sonucu oyle bir sey yapti gibi geliyor. Iyi de Turkiye'de yasayan biri değildi Martin Eden. Yoksa asla 500 sayfa sürmezdi kitap.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 13:08
Kitabın alıntılarını gördüğümde seveceğimi düşünüyordum. Ama bu kadar seveceğimi düşünmemiştim. Aşk kitabı hissiyatı ile başlayıp kendini bulma ve geliştirme ile devam edince çok sevindim. Aşkın romantize edildiği gibi kendini geliştirmenin de romantize edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama günümüzde yapılan şekilden ziyade herkesin bir yolunun olduğunu hatırlatmak ve kendini tanımaya çalışmanın önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Kitapta Martinden sonra en sevdiğim karakter Brissenden oldu. Kitaplar dünyasında en sevdiğim karakterler listesinde adı ilk beşte olacak. Aşk konusunda Ruth çok korkak ve belli bir kalıpta yaşamak isteyen birisiydi. Ailesinin belirlediği eş kriterlerini Martine giydirmek istedi. Ama bu Martin'in ruhuna aykırıydı. Ne kadar acı verici olsa da bu tarz aşklar da bunun yaşanması gerekiyor. Yoksa evlenseler de mutlu olmayacakları düşüncesindeyim. Lizzie onu seven bir karakterdi ama Martin onu ne kadar sevdi tartışmalıydı. Ruth'un ona yaptıklarını o da Lizzie'ye yaptı gibi hissettirdi bana. Onunla evlenmemesi ise Martin'in ruhunu ortaya çıkarıyordu. Martin'in ruhu ya da beyni hasta değildi. Kendisi gibi olanı bulamadığı için bunları yaşadı. Bu konu da Frankenstein'a benzettim. Ne Ruth'un sınıfına ne de artık Lizzie'nin sınıfına aitti. Ait hissedemedi ama ait hissetmek istedi.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Bir Rüya icin ağıt °
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 04:38
Kitaplığımın en gözdesi merhaba . Eser, neseli, hayata sımsıkı tutunmus ve bir burjuva ailenin evine gelen, tedirgin kendini ait hissetmedigi bir yerde surekli kontrol halinde olan utangac bir gencle tanistiriyor sizi . Bakin oyle guzel betimlemeleri var ki tam da yanıbaşında buluyorsunuz kendinizi , yanıbaşında Martin'in elinden tutarken . Bu dakikadan itibaren hep onun yaninda her seye onunla yürüyor ,onunla daliyorsunuz . En yakin arkadasinizla her kavgada omuz omuza olmak gibi . Sonra Ruth . Ah Ruth ile tanışiyorsunuz . Martin 'in hayatinda cesitli dönüm noktalari var . Ilki Ruth . Cunku ona olan tutkusu sayesinde kitaplarla tanışıyor, onları Ruth' a giden bir yol gibi goruyor . Kendini gelistirmeye ve o sinifa yukselmeye çalışıyor . Cunku saniyor ki onlarin dunyasi kitaplar , sanat ve tertemiz bir dunya . Onlarin dunyasi , Martin'in dunyasi gibi kaotik , kirli degil . Ve kendinde yazabilme gücünü buluyor . Yazar olmak icin yüreğini ortaya koyuyor . Adanmışlık diyebiliriz aslinda . Ac kaliyor , uykusuz kaliyor , sefalet içinde mücadele ediyor ve bu halleri , onun icin baska planlar(memur olsun , sigortasi olur , her ay maasi olur ) kuran Ruth'u Martin'den uzaklaştiriyor. Istedigi gibi sekillendiremedigi ve sinifinda sadece bir utanc olarak gorulen Martin ona cazip gelmemeye basliyor. Sonra Martin, hayatinda ki ikinci dönüm noktasi Brissenden ile tanışıyor. Basta hiç hoşlanmadığı bu adam onu entellektuel bir cevre ile tanistiriyor . Sabahlara kadar felsefe , siyaset yaptigi bu adam onun karnini da beynini de besliyor . Bir de Lizzie var Martin'i sadece Martin oldugu icin karsiliksiz seven o guzel kiz . Martin'in yureginin bir yerinde keske onu hep yanimda tutsam , hayatimi onunla birlestirsem dusuncesi her daim oluyor ama o adimi hiç atmiyor . Bunu da Ruth
Alıntı
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Puan vermedi
#kayıpkelimelersözlüğü ︎ “ Ben bir kelime olsam nasıl bir kağıda yazılırdım, diye az düşünmemiştim.Büyük ihtimalle istenenden daha uzun bir kağıda yazılırdım.Ve de yanlış renge.Öyle ya da böyle,o gözlerin içinde kendime bir yer bulamayacağım kesindi. “ ︎ “Bazı kelimeler yalnızca sözlüklerden değil,tarihten de eksilir.” Kayıp Kelimeler Sözlüğü,kelimelerin nasıl seçildiğini değil;hangilerinin unutulduğunu anlatan çok incelikli bir roman.Hikâye,Oxford İngilizce Sözlüğü hazırlanırken babasının çalışma odasında büyüyen küçük Esme’nin,yere düşen ya da göz ardı edilen kelimeleri toplamaya başlamasıyla şekilleniyor.Zamanla Esme fark eder ki bu kayıp kelimelerin çoğu kadınların hayatına,gündelik emeğine ve görünmeyen dünyasına ait. Esme’nin,Lizzie ve Ditty ile kurduğu bağlar,kelimelerin ardında saklı hayatları görünür kılar.Roman ilerledikçe yalnızca bir sözlük değil;sessiz bırakılmış kadın hikâyelerinin de kaydı tutulur. Pip Williams’ın sakin ama güçlü anlatımıyla Kayıp Kelimeler Sözlüğü;dilin sadece anlamlardan değil,insan hikâyelerinden oluştuğunu hatırlatan çok özel bir roman.Tavsiyemdir ︎ ︎ ︎ #nostalcikokur #kitapalıntıları #kitapinceleme #okumazamanı
Kayıp Kelimeler SözlüğüPip Williams · Serenad Yayınları · 2022649 okunma