Bakışın bir buğuyla örtülüp gitmiş gibi; Gizemli gözün (mavi mi, yeşil mi, gri mi?) Zaman zaman sevecen, düşçül, acımaz ya da, Aldırışsız ve solgun bir göğü yansıtmada.
Ölüm, ey koca kaptan, yelken açalım artık! Sıkıldık bu ülkeden. Ölüm! Tutalım yolu! Gök, deniz varsın olsun katran gibi karanlık, Yüreklerimiz, bilirsin, ışıklarla dolu!
Zehrini dök içimize, dök de güç alalım! Beynimiz ateşiyle yansın da onun iyi. Uçuruma, ha Cennet ha Cehennem, dalalım Bilinmezin dibinde bulmak için yeni'yi!
Ama gerçek yolcular gitmek için giderler;
Yürekleri balonlar gibidir, hafifçecik,
Ve, niçin olduğunu bilmeden, "Gitsek!' derler,
Yazgıları önünde boyunları hep eğik.