Ahmet Altan’ın “Aldatmak” adlı romanı, insan ilişkilerinde sadakat, arzu ve ahlaki sınırlar üzerine tartışmalı bir bakış sunuyor. Eserde, karakterlerin iç dünyaları üzerinden aşk ile ihanet arasındaki ince çizgi sorgulanırken, okur çoğu zaman kahramanların kararsızlıkları ve çelişkileriyle baş başa kalıyor. Altan’ın kendine özgü, akıcı ve sade dili sayesinde kitap sürükleyici bir tempoya sahip; fakat ele alınan konu, kimi bölümlerde fazlaca klişe ve tahmin edilebilir bir şekilde işleniyor. Roman, bireyin içsel hesaplaşmalarını yoğun betimlemelerle anlatmaya çalışsa da, bu uzun iç monologlar zaman zaman yapay bir yoğunluk hissi yaratıyor. Bir yandan modern Türk edebiyatında cesur bir şekilde tabu sayılabilecek temalara dokunması açısından dikkate değer; öte yandan toplumsal gerçeklikten kopuk ve bireysel arzulara odaklanan yönüyle yüzeysellik eleştirisini hak ediyor. Genel olarak “Aldatmak”, Altan’ın dil ustalığı sayesinde kolay okunabilen, fakat derinlik arayan okurlarda tam bir tatmin bırakmayan bir eser olarak değerlendirilebilir.