“Şer olmazsa hayır olmaz. Soğuk olmazsa
sıcağı, karanlık olmazsa aydınlığı takdir edemeyiz. Bu biri olunca öbürünün de olması şart iki zıt şey arasında kıvranıp duruyoruz. Kötülük iyiliğin gereği var olunca kötüden
ne hakla nefret ediyoruz? Her şey zıddıyla belirlenmek zorunda olunca dünyadan yekpare bir huzur ve asayiş nasıl beklenir?..”
“Bazen insanın kanunlara, yargılamalara, düşüncelere, değerlendirmelere sığmaz öyle düşkünlükleri var ki insan asıl kabahati yaratıcıda mı, tabiatta mı, insanlıkta mı,
medeniyette mi, nerede bulacağını bilemiyor?”
“Cihan Harbi'nden evvel ölüm insanların gözlerinde dehşetin zirvesini gösterirdi.
Şimdi ölüme alışıldı. Cinayetlerin, intiharların çoğalması bu hakikate alamet değil mi? Her tarafta yeni savaş için bir kaynaşma var. İnsanlar öldürmeye, ölmeye kanamadılar.
Bütün kafalar bu kan sarhoşluğuyla dönüyor. Sınırdan sınıra komşu komşuya diş gıcırdatarak bıçağını biliyor. Bütün son icatlarda ölüm kokusu var.”