lleopoldovic

“Belki de, dedi Nevin, insandaki iyiliğin, güzelliğin, faziletin, merhametin, aşkın sözcüleri tutturdukları şarkıların yeni paşalar nezdinde beş para etmediğini anlayınca başladılar kötülüğü, pisliği, açlığı, üşümeyi, hastalığı, ahlaksızlığı görmeye. İnsanın beş dirhemi faziletse yirmi beş kilosunun zillet olduğunu anlamaya. Elli tonluk kinin yerine iki gramlık sevgiyi ne diye övmeli, tasvir etmeli idi.”
Sayfa 23·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
“Bir paşanın yerine yüz elli tane merhametsiz, eli sıkı, kendinden başkasını düşünmeyen paşa meydana çıktı.”
Sayfa 23·Kitabı okudu
Alıntı
“Niçin, neden bugünkü kitaplar ... Bizim gençlerinki olsun, Fransız yazıcılarınınkiler olsun, insanın hep kötüsünü, hayatın çirkin tarafını, ümitsizliği, hiçliği, boşluğu konu olarak alıyor. Hep kötüler mi var? Dört bir yanımız sefalet, hastalıkla mı çevrili? Her gördüğümüz zalim, katil, egoist, hasut, kindar, yarı deli, ahlaksız mı?”
Sayfa 22·Kitabı okudu
Alıntı
“En korktuğu şey küçük görülmekti. İnsanlardan her zaman kendini aşağı görmüştü. Hatta küçük görmüştü. Görmüştü ama başkası tarafından öyle görülmek onu çok üzerdi. Buna da tahammül etmek, aldırış etmemek gerekiyordu.”
Sayfa 16·Kitabı okudu
Alıntı
“Geçerlerken onları şimdiye kadar hiç tanımamış, bilmemiş gibi başka tarafa bakar, selam vermezdi. Bu hissinde de samimi idi. Bu ilgisizliği hiç hesaplı, düşünceli bir şey değildi. Garip bir surette kendiliğindendi.”
Sayfa 16·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam