“(…) gecikmiş ve harcanmış hayatına kederlendim; hayattaki tüm gecikmelere, tüm harcanmışlıklara kederlendim. Doğru zaman
kaçırılmışsa, diye düşündüm, eğer insan bir şeyi kendinden bunca zaman esirgemişse; bir şey ondan bunca zaman esirgenmişse eğer, büyük bir güçle başlasa ve coşkuyla
desteklense bile, artık çok geç kalınmış demektir. Yoksa "çok geç" kalınmaz mı hiçbir zaman; yalnızca "geç" mi kalınır ve "geç"
olması, her şeye karşın "hiç" olmamasından daha mı iyidir? Bilemiyorum.”