Bazı kadınlar "hep bana hep ben" diyen bir yaratılışdadır. Onları harekete geçiren sey, bencil bir hırs ile, iyi ya da kötü her yola başvurarak, öne geçme dürtüsüdür. "Başka hayatlara ve evliliklere müdahale" "rekabetçi tavır" "saygısız ve seviyesiz eleştiri"den beslenirler. Sağlam temellere dayalı bir evlilik kurma ve güvene dayalı ilişki ütopyalarını gerçekleştiremedikleri ve geçmişi saplantı haline getirdikleri için cehennemi zihnindeki dünyalarında yaşarlar. Kendinden bildiğini başkasında da aynı sanar, sanmakla kalmaz buna inanırlar. Güvensizlik ve intikam üzerine kurulu bir düzenle lanetlenmişlerdir.
AA
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1929 ekonomik bunalımına, çoğu zaman, bir dünya ekonomik bunalımı denir. Oysa, öyle değildir. Üretimin felce uğraması ve onunla birlikte gelen işsizlik ve halk yığınlarının sefaleti, dünyanın her yanında bulaşıcı bir hastalık gibi yayıldı, ama bir ülke dışında. Bu bunalım Sovyetler Birliği'nin sınırlarına çarptı ve geri döndü.
Sovyet halkı, sosyalist planlı ekonominin ördüğü setlerin arkasında güvenlik içindeydi.