Bu kitap beni etkileyen kitaplar rafımda kalacacak. Çok üzgünüm ama bir o kadar da gururluyum. Carton'a sarılıp birlikte ağlamak istedim doğrusu. Aynı zamanda yazarın hikayenin akışını planlaması çok hoşuma gitti. Aslında plansız gibi gelse de çok düzenli ilerledi. Ters köşelerle bazen aksiyon filminin içine dalmışım gibi hissettim ama en sonunda bir şeylerin farkına vardım. Şunu biliyorum ki bu kitapta iyi ve kötü yok. Sadece kaderleri farklı olan mağdurlar dolu. Canisi, köylüsü, zengini, fakiri... Hepimiz bir noktada eşit durumda olacağız. İşte o nokta da en can yakıcı ama bir o kadar da gerçek olan şey... Ölüm.
Gerçekten yüreğime dokunan bir romandı bu. O kadar güzel anlatılmıştı ki bir çırpıda okuyuverdim. Sinan Akyüz Pirüze'yi öyle güzel kaleme almış ki... Betimlemeleri, kadınların erkeklere olan tavrı veya olay örgüsü sanki bir erkeğin elinden çıkmamış gibiydi. Önyargı ile başladığım bu kitaba kalbimi bırakıyorum.