Hüseyin Aycan

Reklam
Çağımızın mitleri, artık Eşkbûs, Keykavus, Giu, Godrez, Simurg, Zal, Tohmine, Kral Odipus, Agamemnon, îlyada, Odessa vb. değil, Jean Waljean, Notre Dam Kamburu, Peder Goriot, Amca Tem ve Nine Dilaver mitleridir. Çağımızın cesaret kahramanları Bin Mehdiler, Camillalar, Cemileler ve sarı, siyah ve beyaz miyonlarca insandır.
(Aristo'nun) Kitlenin sanatına da muhalif olması, sözkonusu sanatın onun için bir değer ifade etmemesi doğaldır. Çünkü komedi “halk” dramıdır. Halk (Demo) haysiyetten, erdemden ve insani yücelikten uzaktır! Demokrasi (Aristokrasi’ye karşı), ayak takımı ve rezillerin, seçkinlere, soylulara zaferi, başka bir deyişle menfi değerlerin, yani gerileme ve düşüşün yükselme ve yücelmeye üstün gelmesidir!
...bir eylem de şiir olabilir: Eylemsel epik (hamasî) şiir, bu bir kaç Japon hava subayının güneşe doğru uçuşu gibi; eylemsel gazel şiiri, ırmak suyundaki lekenin ayın üzerine uçması gibi... Ahlâkî ve İnsanî şiir, Nietzsche ve Gary’nin eylemi gibi. Bazen bir hareket, şiir olur. Nitekim Sartre der ki, "bütün eylem ve hareketlerimiz, hedef ve amaç vesilesiyle alinedir; fakat asıl hareket, şiirdir." Cilveli bir kız su bardağını almak için elini güzel bir işveyle hareket ettirir, bardağa götürür: Bu hareket değildir, bir iş de değildir, bir şiirdir.
Herkes şiir ve müziğin farklılığından sözeder. Ben hayret ediyorum, neden şiiri anlamıyorlar. Müzik, şiir, dans, resim, heykeltraşlık v.s. hepsi şiirdir. Bazen kelimelerle şiir söyleriz, bazen seslerle, bazen renklerle, bazen de hareketlerle.
Reklam