Hepimizin yaşamak zorunda kaldığı insanların ortak yazgısı, zihinsel yetenekleri erken yaşlarda daha kapsamlı gelişenlere çok ağır gelir. İster ebeveynlerimizin ve akrabalarımızın koruması altında yetişelim, ister kardeşlerimizden ve dostlarımızdan destek görelim, tanıdıklarımızla eğlenip, sevdiklerimizle mutlu olalım fark etmez, sonunda insan her zaman kendi kendiyle baş başa kalır, hatta Tanrı dahi insanın kendisine duyduğu saygı, güven ve sevgiye her zaman ya da en azından zor anlarda bile karşılık veremeyecek şekilde insan karşısında bir duruş belirlemiş gibidir. Oldukça genç yaşta, yardıma en muhtaç olduğum anlarda sık sık bize şöyle söylendiğini duymuşumdur: “Kendi işini kendin gör!”; sık sık sıkıntıyla içimi şöyle çekmek zorunda kalmışımdır: “Ben başımın çaresine bakarım.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
(Muhammed'in) Dahiyane kişiliği ve düşünceleriyle insanlara hâkim kılan her şeyi anlatılmalıydı, tıpkı o arada kazandıklarının ve kaybettiklerinin anlatılması gibi.
Hz. Muhammed’in hayatını bir tiyatro oyunu olarak uyarlamak fikri gelişti bende. Kısa bir süre önce Doğulu peygamberlerin hayatını büyük bir ilgiyle okumuş, incelemiştim, dolayısıyla bu fikir bende oluştuğunda oldukça hazırlıklıydım.
Onun da olağanüstü denecek kadar manevi bir gıdaya ihtiyacı vardı, o da huzur bulmak istiyordu, ama bir yabancının yardımıyla değil, kendi kendini eğitip aydınlatarak.