Eflatun diyor ki: Sanat bir oyundur ve bir oyalamaca, beyhude uğraş. Ama ben, tersine sanatın, duyu ötesinin, tabiat ötesinin tam taklidi olduğunu düşünüyorum, tabiatı kendi suretinde süslemek veya tabiatta olmasını istediği ve bulamadığı şeyi yaratmak için, insanın gereksinim duygusu, onun ıztırabını, onun yalnızlığını, hepsinden daha büyüğü onun tekamüle (evrime, olgunlaşmaya) ihtiyacını yani duyumsanabilir maddi bağlardan uzaklaşmayı gerçekleştirmek için.
Bilgi, insanın varolan hakkında bilgilenme çabasıdır. Teknik ve zenaat/sanayii, varolandan mümkün mertebe daha fazla faydalanmak için, insanın düşünsel çabasının araçlarından ibarettir. Oysa sanat, olması gereken, fakat olmayandan yararlanmak için insanın çabalamasından ibarettir. Bu bağlamda kendini yalnız bulan insan, sanat vesilesiyle bu yeryüzünü, gökyüzünü ya da uyuşamadığı, yabancı olduğu nesneleri; idrak etmek için, yakınlaşma ve barışma boyasıyla boyanmasıdır.