Hüseyin Aycan

Altaylar arasında derlenen anlatılar ve etnografya çalışmaları Tengere Kayra Han'ın tanrıların en büyüğü olduğunu açıkça gösterir. Kayra Han, "insanoğlunun anası ve atası" sıfatını taşır. Yaratılmış hiçbir şey yokken kendisine benzer surette bir varlık olan kiji'yi ("kişi") yaratır. Birlikte sonsuz sular üzerinde sonsuza kadar uçacaklarını düşünürken, kişi Kayra Han'a ayak uyduramaz. Tengere Kayra Han kişinin durup dinlenmesi için yeri yaratır. Fakat kişinin Erlik'in oyunlarına çok çabuk kandığını görünce onu kendi haline bırakmaya karar verir. Ardından, kişinin ve yarattığı dünyanın başına bir temsilci niteliğinde May Tere'yi bırakarak göklere çekilir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
(Göktürk kitabelerinde Gök Tanrı'ya yapılan dua) "Dokuz yapraklı Kutsal kayın, Gök! Dokuz kuzu kestik, Gök! Yağmur istiyoruz, Gök! Hasat istiyoruz, Gök! Hayat refah içinde geçsin, Gök"
Eski Türk inanç sisteminde pek çok dişil gücün bulunması, yaratılışı bir dişil gücün başlatması ve doğa koruyucularının dişil olduğunun düşünülmesi önemli ve Türk mitolojisini özel kılan noktalardır. (Umay ana, Ana Maygıl, Enem Yayuçı, Kübey Hatun..)
Erlik ismi "güçlü, kuvvetli" anlamına gelir.
Erlik figürü zaman içinde tek tanrılı dinlerdeki şeytana benzemeye başladı. Adem ve Havva anlatısına benzer bir hikayede insanı baştan çıkaran oydu. Kayra Han, her şeyi yaratıp Erlik'i sürdükten sonra yarattığı insan çifti Eci ve Törüngei'yi özel bir bahçeye koydu ve gösterdiği tek bir ağaçtan meyve yememelerini söyledi. Elbette Erlik bir şekilde bu bahçeye sızdı ve insanı kandırdı. Bu olay sonunda Tanrı Erlik'i yerin altına, insanları da yeryüzüne yolladı.