Hüseyin Aycan

Ayısıt (Umay)
Yakut halkında Umay'ın yerini Ayısıt figürü alır, görevleri ise birebir aynıdır. (...) Çocuk sahibi olmada sorun yaşayan kadınlar Ayısıtlara dualar ederler. Doğumu yaklaşan kadınların evinde Ayısıt'ın ziyareti için adeta hazırlık yapılır: Ev temizlenir, yemekler pişirilir, ev halkı doyurulur. Çünkü Ayısıt evi ziyarete geldiğinde her şey iyi ve herkes mutlu görünmelidir. Ayısıt bu evlerde üç gün kalır; üç günün sonunda evden ayrılır, onun ayrılmasıyla plasentanın gömülmesi töreni yapılır: Plasenta uygun bir yere gömülür, etrafına minik bir çadır kurulur ve yakılır. Dumanı tüten bu yapının etrafından kadınlar daire oluşturup alkış tutmaya ve ses çıkarmaya başlarlar. Herkes kahkaha atmak zorundadır; kim daha gür kahkaha atarsa onun daha çok çocuğu olacağı söylenir. "Doğum tanrısı hatun ye!" denilerek Ayısıt uğurlanır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Umay'ın tam zıttı olan canavar Albastı'ya "Kara Umay" da denilir.
Eski Türklerde kutsal kabul edilen kayın ağaçlarını gökten yeryüzüne Umay'ın indirdiğine inanılırdı.
Tatar dilinde “ben” Umay olarak adlandırılır.
Umay Ananın izi
Eski Türk düşüncesinde de bazı çocukların vücutlarında bulunan doğum lekeleri uğurlu ve kutsal sayılmakta, Umay Ana'nın el izi olarak bilinmektedir. Onun için benli doğan çocukların bahtlı olacağı kabul edilmektedir. Çünkü doğum beni, Umay'ın izi olarak düşünülmektedir (Beydili, 2005, s. 582).