Eski Türk inancında Umay, çocukları ve annelerini koruyan, doğumların gerçekleşmesini sağlayan, kısacası başlıca görevi insanlığı ve onun soyunu korumak olan kutsal ruhtu. Bu özelliklerinden dolayı Umay'a "ana" da denilirdi. Umay hem bireylerin hem de Ulus'un anası sayılırdı.
Kabileler şeklinde, ormana bağlı olarak yaşayan kuzey halkları görevleri bölünmüş çok tanrılı bir sisteme sahipken; Asya'nın ortasında büyük devletler kuran siyasi gücün merkezileştiği, büyük ekonomik döngüye sahip, çok nüfuslu, fetheden ve büyük ideali olan Türk devletlerinde tüm gücü elinde toplamış tek bir tanrıya tapılıyordu.
İnsan mitolojik hikayeleri anlatmaktan vazgeçip gerçekçi hikayeler anlatmaya başlasa da aslında anlatılan hikaye aynıydı: Evren bir düzen içindeydi, bazen bu düzen kötüler tarafından bozulurdu, ancak düzeni kuracak bir orta dünyalı er ya da geç meydana çıkar, kaosu yine kozmosa çevirirdi.