Hüseyin Aycan

Ak Şaman Kara Şaman
Şamanizm'de şamanlar kime ve nasıl hizmet ettiklerine göre "ak şaman" ve "kara şaman" olarak ikiye ayrılırdı. Ak şamanlar büyüsel güçlerini daha çok sağaltım ya da diğer toplumsal ihtiyaçları gidermek için kullanırlarken kara şamanlar Erlik'in hizmetindeydi. Erlik'le olan her türlü ilişki kara şamanlar tarafından yürütülürdü.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ülgen, Nom adlı kitabının da yardımıyla insanı yaratmaya başladı. Altın bir fincanın içine bir çiçek yerleştirdi. Fakat Erlik bu çiçeğin bir parçasını çaldı ve kendi başına insanı yarattı. Bu davranışa çok öfkelenen Ülgen "Senin yarattığın halk kara kayış kuşaklı kara kavim olsun!" diyerek hem Erlik'e hem de yaratılan insana lanet etti. Sonra da ak kavmi yaratacağını söyledi: "Benim yarattığım ak kavim güneşin doğduğu, senin yarattığın kara kavim ise güneşin battığı yere gitsin," diyerek insanları daha en başından aydınlık ve karanlık olarak ikiye ayırdı. Erlik'in yarattığı kara kavim, sonraları şaman davulunu icat eden ve ilk ayini düzenleyen kavim oldu.
Türk mitolojisindeki ilk insanlardan olan Eci ile Törüngei'nin hikayesi Adem ve Havva hikayesinin bir yansıması olarak karşımıza çıkar.
Dokuz rakamı
Dokuz, Türkler için kutsal rakamlardan biridir ve pek çok kaynakta birçok farklı şekilde karşımıza çıkar: Yaratılışta dokuz farklı alem yaratılır. İnsanlık dokuz ağaç dalından yaratılır. Ülgen'in ve Erlik'in dokuzar kız ve erkek çocuğu vardır. Oğuzlar dokuz boya ayrılır. Dokuz, birçok halk anlatısında da tekrarlanan bir motiftir.
Tanrı Ülgen dünyayı yarattıktan sonra etrafta dolaşırken bir ağaç gördü. Bu ağaç çok büyüktü, dalları göğe uzanıyor ama yapraksız, çıplak bir şekilde öylece duruyordu. Bu görünüşten tanrı hiç hoşlanmadı. "Bitsin, dokuz dalı da!" diye buyurdu. Ağaç hemen cılız gövdesinden dokuz budak çıkardı. Sonra şöyle dedi: "Dokuz kişi kılınsın, dokuz dalın kökünden, Dokuz oymak türesin, dokuz kişi özünden." Böylece tanrı, kutsal sözleriyle kuru bir ağaç dalından insanı yarattı.