İnsan, tüm varlıklar için en önemli anın "yaratılış" anı olduğunu bilir. Çünkü kendi varlığı başta olmak üzere evrenin, dünyasının ve diğer varlıkların var olma anı kutlu bir andır. İnsanın anlattığı en eski hikayeler de bu kutlu an ile ilgili hikayelerdir.
Yazılı belgeler kaybolabilirdi ama anlatılar sözlü olarak bugüne kadar aktarılabilmişti. Dolayısıyla Türklerin ilk yurdu olan Orta Asya ve özellikle izole Altay bölgesinden yapılan derlemeler, Türklerin mitlerini öğrenmemizdeki en büyük paya sahip.
Türkler yazan bir millet değildi; fakat anlatan, kolektif hafızalarını sözle aktaran ve bu aktarma biçimlerini estetik ve işlevsel olarak kullanabilen bir milletti.