Tarih okumak insanı bilge, şiir okumak zeki, matematik ilmini okumak ise ağırbaşlı kılar; doğa felsefesi yargıyı derinleştirir, ahlak felsefesi ise davranışlara ağırlık katar; diyalektik ve retorik dikbaşlılık ve tartışmada kıvraklık kazandırır: (Birinin söylediği gibi) Öğrenim davranışlara nüfuz eder.
Öğrenim ve kitap okuma, düşüncelere dalmaktan haz duymayı, dil inceliğini ve kişinin işleri yoluna koymasını sağlar. Bunların hazza katkısı bilhassa kişi kendi başına kaldığında ve inzivada anlaşılır.
Birçok iş ve yolsuzluk yapılıyor, özel talepler kamu yararını zedeliyor. Özünde iyi olan birçok işe kötü niyetle sarılıyorlar, iş yapma gibi bir amaçları da yok, sanıyorum ki, böylelerinin içi sadece bozuk değil, aynı zamanda hilekarlıkla da dolu.
İnsan parmak ucuyla dokunabildiği meselelerde, karşısında konuşanın gözündeki, jest ve mimiğine de yansıyan gerilimi görerek ne kadar ileri gidebileceğini anlayabilmelidir.