Hüseyin Aycan

Ben dünyayı da, insanı da felsefenin gözüyle görüyordum, düşünüşle anlıyordum. Oysa bu yolla, dünya ve insanın ancak bir yönü görülüp, anlaşılabilir. Bir insanın varlığı çok büyüktür.
Reklam
Her bir kimse iki kişidir. Kişi oluşumunun karşıt iki öğesi olan "toprak" ile "tanrı", "kokuşmuş balçık" ile "tanrısal ruh" ya da "şeytan" ile "Allah" demek istemiyorum. Onu, yaratılış felsefesinde ayrıntılı olarak anlatmışım. Yok, bu başka bir konudur. Her Avrupalı iki kişidir: Biri "Pascal", biri "Descartes". Ben’de "Konfuçyüs" ile "Lao Tzu" çekişir. Kısacası, her kişi kendi içinde bir "Aristo’nun yanısıra bir "Mesih" gizler. "Küçük bir gezegen" olan kişinin kendisi değil mi? Öyleyse "kendi içinde" Doğu'yu ve Batı'yı bulundurur.
Pascal sözlerini sürdürüyor: "Tanrı'nın varlığına gönül tanıklık eder"
Eflatun'un "gerçeklik" konusunda, güzel bir kadının yüzünde biçim bulur deyişi gibi. Yunan mitolojisinde soyut kavramların somutlaşarak, güzelliğin Venüs, gücün Herkül, özveri ile insan sevgisinin Promethe, aşkın Amur, adaletin Themis, verimlilik yerinin Artemis olması gibi...
Reklam