Yazarlarla yaptığı bir konuşmada şunları söylemiştir Gorki: "Sezgi, henüz düşünce tarafından, bilinç tarafından biçimlendirilmemiş, henüz bir düşünce ya da bir görüntü olarak cisimlenmemiş halde var olandır." Daha sonra da kendi yazarlık deneyimiyle bu tezi şöyle pekiştirir: "Sanıyorum," der Gorki, "hemen hemen herkesin başından şöyle bir olay geçmiştir; otururken içinizde bir rahatsızlık duyuyorsunuzdur, bir anda bir yerlere vardırır bu sizi, yani o sırada aklınızda yatan birtakım olguları, hiç tanımadığınız ama var olduğunu kabul ettiğiniz bir olguyla birleştirip, halkaları kendiliğinden birbirine öyle bir bağlarsınız ki, aslında onun varacağı yer de odur ama sırf size öyle geldiği için değil, sağduyunuzla da öyle gördüğünüz için öyle olmuştur o... Bir görüntüyü tam aktarabilmek için, daha önceki deneyimlere eklenmesi gereken, o ana kadar yazarın eksikliğini duyduğu bu gibi halkalara, sezgi denir işte... Henüz bilince işlememiş, ama deneyimde çoktan var olan bir şeydir bu.