Resimlerle Sanat

Resimlerle Sanat
@lomer
Alıntıları yedekliyorum. instagram.com/resimlerle.sanat
Sanat
Ömer
İstanbul
İstanbul, 9 Mayıs 1995
26 okur puanı
Eylül 2015 tarihinde katıldı
Goethe'nin kişiliği üzerine şunları söylemiştir Engels: "Goethe'nin kişiliğinde," der Engels, "çevresindeki sefaletten tiksinen dahi şair ile bir sefaletle uzlaşmaya razı olan ve ona kendini alıştırmakla yetinen, ölçülü biçimli, Frankfurt Belediye Meclisi üyesinin oğlu, Weimar Özel Danışmanı arasında kıyasıya bir savaş yer almıştır. Goethe böyle işte, hem kocaman, hem küçücük; hem dikkafalı, alaycı, dünyayı aşağılayan bir deha, hem de ihtiyatlı, kanaatkar, sığ bir Filisten." (Filisten: dar kafalı, sıradan, konformist burjuva)
Sayfa 378
Reklam
Çok haklı olarak şunu söylemek gerekir, ne bilim, ne teknik işler, ne de spor, politika, oyun, dil gibi başka hiçbir insan etkinliği biçimi, tarih boyunca sanat kadar bu denli farklı biçimlerde yorumlanmıştır. İleride de hep böyle olacaktır bu. İlgimizi çeken nokta şu: Aslında bütün öbür kendi zihinsel ve pratik etkinlik biçimlerini bu denli açık seçik ve anlamlı belirlemiş olan insanoğlu, niçin sanatın neyi anlattığını ve ne olması gerektiği sorusunun bugüne kadar üstesinden gelememiştir?
Sayfa 373
Estetik düşüncesi tarihinde bu gibi çok sayıda öznel tasarım ve programların geliştirilmiş ve çok çeşitli biçimlerde işlenmiş olduğu görülmüştür. Sanatın varlığının temel kapsamını ve anlamını açıklığa kavuşturabilmek için kuramcılar, eleştirmenler, sanatçılar, hatta «sanatseverler» ile «manevi sanatçılar», neler istememişlerdir ki sanattan! Örneğin, sanat, estetik bir eğlendirici olmalı, haz verip insanı oyalamalı; insanı yetiştirmeli, «hayat dersi» olmalı; bu iki işlevi birden yürüterek, hem insanları eğlendirmeli, oyalamalı, hem de insanlara öğretmeli; hatta, insanları yaşamın karanlıklarından kurtarıp ruhunu Tanrı’ya doğru çevirmeli; ya da insanın gerçek varlık yaşamını tamamlamalı; en büyük amacı gerçek yaşamdan daha yetkin, ideal bir yaşam için modeller yaratmak olmalı; insanları bu ulaşılabilecek ya da ancak sanatta gerçekleştirilebilecek ideale doğru götürmeli, vb. Daha başka anlayışlar da öne sürülmüştür. Sanat aşağı, bayağı, rezilce gerçeklere yüklenmeli, hiçbir idealleştirmeye kaçmadan amansızca, acımadan «yargılamalı»; öte yandan, sanat, insanlar arasında aracı olmalı, bu işlevi için de özel bir «dil» kurmalı; ya da tam tersine, sanat, ilke olarak, başkalarının anlayışına kapalı bir biçimde kişinin «kendisinin anlatımı», «kendisini gerçekleştirişi» olmalı; fazladan enerjinin kendiliğinden, iç-tepisel yoldan «boşalışı» olmalı; ya da son olarak, sanat, giderilemez isteklerin yanılsal yoldan bir gerçekleştirişi, bir «düş», bir sanrı, bu yanılsamaların «sanata özgü bir hali», «aktarımı» olmalı.
Sayfa 372
(Zanaat ve bilimde yer doldurulabilir.) Sanatta ise durum farklıdır. Eğer Tolstoy Savaş ve Barış’ı, Thomas Mann da Joseph ve Kardeşleri’ni yazmamış olsaydı, bu yapıtlar başkaları tarafından yazılmış olmayacaktı. Aynı tema, aynı yaşam sorunu birçok sanatçı tarafından biçimlendirilebilir, ancak her seferinde ortaya çıkan sonuç, hem biçim hem de ana şiirsel içerik açısından farklı olacaktır.
Sayfa 363
Kendi geleneği içinde bir sanat yapıtı, özerk ve kendi kendine yeten bir nesne olmayıp, özgül bir iletişim sistemi içinde yer alır; bu sistemde, sanatçının aldığı ve insanlara ilettiği bildirime aracılık etme işlevini görür. Böyle bir sistem dışında, bir sanat yapıtı, sanatsal değil, maddi bir nesnedir; boyaya batırılmış bir bez parçası ya da belli bir figürü olan bir taş ya da metal parçasıdır. Bu yüzden, bir sanat yapıtının iç anlamı ile varlığının yasaları, ancak bir "Sanatsal yaratım-sanat yapıtı-sanat algısı" sistemi içinde ele alınarak araştırılabilir.
Sayfa 359
Reklam