Huzuru bozulmamıştı ama üzülmüştü ve hatta nedenini bilmeden göz yaşı bile dökmüştü.Yalnız bu,aşağılanmış olmaktan kaynaklanmıyordu.Kendisini aşağılanmış hissetmiyor du;daha ziyade suçlu hissediyordu.çeşitli hayal meyal duyguların etkisi altında,yaşamın geçip gitmekte olduğunun bilinci ve yenilik isteğiyle kendisini o bilinen çizgiye kadar gelmeye zorlamış,bu çizginin ötesine bakmak zorunda bırakmış ve orada derin bir uçurum da değil,bir boşluk.... ya da bir çirkinlik görmüştü.