Okuyacak kitabım ya da taklit edeceğim bir modelim olmasaydı ne yapardım? Elim ayağıma dolaşır, bir köşede ezilip büzüşerek ağlayıp burnumu çeker dururdum herhalde.
Çeşit çeşit üzücü anı aklıma düşer, katlanılmaz bir hal alır. Hiç sevmem, hiç hem de! Sabahları en çirkin halimleyimdir. İki bacağım da yorgunluktan bitkin, daha şimdiden hiçbir şey yapmak istemiyorum. Uykumu almadığımdan mı acaba? İnsanların en zinde olduğu vaktin sabah olduğu da bir yalan. Sabahlar gridir. Her zaman öylediler. En boş şeydir. Ben sabah yer yatağının içerisinde, her zaman karamsar olurum. Gerçekten berbat. Bir sürü çirkin pişmanlık... Hepsi bir anda üşüşerek yüreğimi doldurur, ben de acıdan kıvranıveririm.
Sabahlar eziyettir.