"Bağışlayın, ama burada kitapsız nasıl yaşayabiliyorsunuz? Çiftlikte büyük bir kitaplık olmasına rağmen sıkıntıdan patlıyorum. Kitapları elimden alın, çıldırırım!"
"Mr. Heathcliff, sizi seven kimseniz yok; bizi ne kadar zavallı yaparsanız yapın, bu acımasızlığınızın bizimkinden daha taşkın olan kendi acınızdan geldiğini düşünerek yine öcümüzü alacağız. Siz bir zavallısınız, öyle değil mi? Yalnızsınız, tıpkı şeytan gibi; ve onun gibi kıskançsınız. Kimse sizi sevmiyor, öldüğünüzde arkanızdan kimse ağlamayacak! Ben sizin yerinizde olmak istemem!"
"Mr. Heatcliff, siz acımasız bir insansınız, ama ifrit değilsiniz ya! Sırf kötülük yapmış olmak için, bütün hayatımı sonuna dek benden isteyemezsiniz herhalde. Babam benim kendisini isteye isteye bıraktığımı sanır da ben eve dönmeden ölürse nasıl yaşarım? Artık ağlamıyorum. Ama şuraya, önünüze diz çöküyorum, siz benim yüzüme bakıncaya kadar ayağa kalkmayacağım , gözlerimi de yüzünüzden ayırmayacağım. Yok, yüzünüzü çevirmeyin; ne olur bana bakın! Gözlerimde sizi öfkelendirecek hiçbir şey görmeyeceksiniz. Siz ömrünüzde hiç kimseyi sevmediniz mi, Heathcliff? Hiç sevmediniz mi? Ah! Bir kez olsun yüzüme bakın. Öyle zavallıyım ki, üzülmemek, halime acımamak elinizden gelmez."
Heathcliff acımazsızca, "O kertenkele gibi parmaklarını çek üstümden!" diye bağırdı. "Çekil yoksa tekmeyi yiyeceksin! Bedenime bir yılan sarılsa bundan iyidir. Yaltaklanarak beni yumuşatacağını nasıl umarsın? İğreniyorum senden!"
Bizler ne değersiz, fırıldak gibi dönek insanlarız! Her türlü toplum bağlantılarından uzak kalmayı kararlaştıran ben, istesem de böyle bağlar kurmama imkan olmayan bir yere geldiğim için tanrıya şükreden ben, zavallı sefil yaratık, yalnızlıkla, sinir bozukluğuyla ancak akşamın alacakaranlığına kadar mücadele edebildim. Ondan sonra da, teslim bayrağını çekerek, akşam yemeğimi getiren Bayan Dean'i karşıma oturttum, yemeğimi yedim. İçimden de, "İnşallah, iyi bir dedikoducudur da ilgimi çekecek şeyler anlatır, beni oyalar, ya da ninni gibi uykumu getirecek bir şeyler söyler." diye dua ediyordum.