incognito

Ve, Osman beğ, sözlerini şöyle bitiriyor:
- "Bunu ben, Kayı beği Osman beğ, ben derim ve ben dediğimi eder, dediğimce işlerim. Böyle bilesiniz, böyle deyesiniz.
Sayfa 294
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Erg'e at andak, kim gökte ay
Kara Tekin'in yerine Konur Alp. Akranlarına -ve Osman'a- hiç bilmedikleri bir atasözünü öğreten odur: Erg'e at andak, kim gökte ay. Ona, gerçekten de, at, gökyüzüne ayın yakıştığı gibi yakışırdı. Ve, Konur Alp atın neye yarayıp neye yaramayacağını bir bakışta anlar.
Sayfa 131
- "Ey Alp Arslan'ın şanını göğe yükselmiş bilenler; gelin ve onun toprağına bakın." "Alp Arslan'ı bil, Osmancık. Tanrıdan başka ulu varsa ve olursa ve olacaksa, ulular ulusuydu o. Ülkeler almıştı. ve, o bir avuç toprağa verilmeden önce, son nefesini vermeden önce, bir gaflet ânında, o bağışlamaz yarayı aldıktan sonra şöyle demişti: "Bu ölümü, böyle ölümü hak ettim. Gençliğimde bir bilgin bana; alçak gönüllü ol, kuvvetine güvenme, düşmanlarını hor görme demişti. Bu öğüdü unuttum; kibrim yüzünden cezalandırılıyorum. Daha dün; Dünya, atımın ayakları altında titriyor sanırdım ve, kendi kendime: Sen Dünya'nın efendisi ve yenilmez savaşçısın, diyordum. Şimdi ise, gafletin yüzünden, cılız bir düşmanın darbesiyle ölüyorum. Bu ordular ve bu şeref, bu şan, bu taht artık benim değil; hiç bir şey benim değil. "Doğru der'di yiğit Alp Arslan."
Sayfa 126
"Düşünce ağırlaştı mı, insan hiç sanır. Ben öyle sanırım. Konuşmak kolay.. düşünmeyen, derdi olmayan, bir meseleyi derd edinmeyen, hiç demez; konuşur,"
Sayfa 125
Alıntı