"Tarih bir ayna... Aynayı kaplayan sancılı bir dilemma..."
İskender Pala'nın sadık bir okuru olarak, kalemine olan hayranlığım her zaman tamdır ve kitaplarını adeta bir solukta okurum. Ancak bu eserin ilk sayfalarıyla tanıştığımda, itiraf etmeliyim ki alıştığım o sürükleyici Pala büyüsünden biraz uzaktı ve bende hafif bir hayal kırıklığı yarattı. Roman, beni o anında içine çeken atmosferi hemen kuramamıştı.
Ta ki yazar, tarihin tekerrürünü günümüz olaylarıyla ustaca bir araya getirene dek... İşte o an, ilk baştaki yanılmamın ne kadar büyük olduğunu fark ettim. Kitapların içeriğinden detaylıca bahsetmeyi sevmem, bu yüzden tek söylemek istediğim şu: Geçmiş ile günümüze yakın bir zaman dilimindeki olayların birbiriyle bu denli nasıl ilişkili olabileceğini görmek büyüleyiciydi. Yazarın; tarihi şahsiyetleri, eserleri, hatta kimi zaman eşyaları kullanarak geçmişin izlerini günümüzün hikâyesiyle nasıl kusursuzca birleştirdiğine tanık olmak, kurgunun en cezbedici yanıydı.
Kitabın yarısına kadar "acaba olay nereye bağlanacak?" diye merakla beklerken, aslında okuduğum her satırın, o büyük "ayna"nın yansımalarından biri olduğunu anladığımda İskender Pala'nın kurgu dehasına bir kez daha hayran kaldım. "Beni daha ne kadar şaşırtabilir?" dediğim her seferinde, kalemiyle beni derinden etkilemeyi başarıyor.
Son olarak, okuduğum bir incelemede karşıma çıkan ve kitabı bitirmeme rağmen fark edemediğim o ince detayı sizlere de bir sır olarak bırakmak istiyorum. Detayı öğrendiğimde, olayların aslında kitabın içinde ne kadar incelikle işlendiğini bir kez daha görmüş oldum. Bu gizemi çözme konusunda size başarılar diler, yalnızca isimlere ve 'ayna' kelimesine odaklanmanızı tavsiye ederim.
Gelgelelim son söze: Her zaman olduğu gibi, İskender Pala'nın kitaplarını okuyun ve okutun. Bu da yine damakta tat
Sayın 1000Kitap, 1000Kitap Destek
Sizden bir ricam var:
İletiler kısmını ne amaçla oluşturdunuz bilmiyorum ama platformun amacı dışında ki tüm konularda kullanılıyor. İtiraf atan mı dersiniz, ilanı aşk görselleri mi dersiniz, tiktokvari paylaşımlar mı dersiniz, burasıyla alakasız gündem konuları mı dersiniz ne ararsanız var.
Lütfen keşfetlerimizden yani platformdaki adıyla akış kısmından iletileri kaldırın. Sadece incelemeler ve alıntılar kalsın veya bir tik koyun sadece konu kitapsa akışa düşebilsin.
Edebiyat ile ilgili tüm konular için iletiler akış kısmına düşebilir bu bir günlük, makale veya şiir iletisi olabilir. Ama gelip kitap platformunda aşk aramasın kimse, ne kendisine ne platforma hiçbir yararı olmayan paylaşımlar yapmasın, yapıyorsa da profilinde kalsın ki edebiyat için bu platformu kullanan insanlar rahatsız olmasın.
Bunca insan kütüphane ortamı sıcaklığını hissettiği bu değerli ortam da artık diğer sosyal medyalarla arasında hiçbir fark kalmadığını düşünüp paylaşım bile yapmamaya başladı.
Lütfen tavsiye mi dikkate alın, bu kaliteli platform gün gün erimeye başladı!