incognito

Tarihin Aynasında Sancılı Bir Dilemma
10/10
·320 syf.·
2025 14. kitabı
"Tarih bir ayna... Aynayı kaplayan sancılı bir dilemma..." İskender Pala'nın sadık bir okuru olarak, kalemine olan hayranlığım her zaman tamdır ve kitaplarını adeta bir solukta okurum. Ancak bu eserin ilk sayfalarıyla tanıştığımda, itiraf etmeliyim ki alıştığım o sürükleyici Pala büyüsünden biraz uzaktı ve bende hafif bir hayal kırıklığı yarattı. Roman, beni o anında içine çeken atmosferi hemen kuramamıştı. Ta ki yazar, tarihin tekerrürünü günümüz olaylarıyla ustaca bir araya getirene dek... İşte o an, ilk baştaki yanılmamın ne kadar büyük olduğunu fark ettim. Kitapların içeriğinden detaylıca bahsetmeyi sevmem, bu yüzden tek söylemek istediğim şu: Geçmiş ile günümüze yakın bir zaman dilimindeki olayların birbiriyle bu denli nasıl ilişkili olabileceğini görmek büyüleyiciydi. Yazarın; tarihi şahsiyetleri, eserleri, hatta kimi zaman eşyaları kullanarak geçmişin izlerini günümüzün hikâyesiyle nasıl kusursuzca birleştirdiğine tanık olmak, kurgunun en cezbedici yanıydı. Kitabın yarısına kadar "acaba olay nereye bağlanacak?" diye merakla beklerken, aslında okuduğum her satırın, o büyük "ayna"nın yansımalarından biri olduğunu anladığımda İskender Pala'nın kurgu dehasına bir kez daha hayran kaldım. "Beni daha ne kadar şaşırtabilir?" dediğim her seferinde, kalemiyle beni derinden etkilemeyi başarıyor. Son olarak, okuduğum bir incelemede karşıma çıkan ve kitabı bitirmeme rağmen fark edemediğim o ince detayı sizlere de bir sır olarak bırakmak istiyorum. Detayı öğrendiğimde, olayların aslında kitabın içinde ne kadar incelikle işlendiğini bir kez daha görmüş oldum. Bu gizemi çözme konusunda size başarılar diler, yalnızca isimlere ve 'ayna' kelimesine odaklanmanızı tavsiye ederim. Gelgelelim son söze: Her zaman olduğu gibi, İskender Pala'nın kitaplarını okuyun ve okutun. Bu da yine damakta tat
İnceleme
Karun ve Anarşistİskender Pala · Kapı Yayınları · 20176,4bin okunma
Reklam
Yek Cinayet Şast u Şeş Sual
10/10
·466 syf.·
2025 4. kitabı
İskender Pala’nın kalemine hayranım ve her kitabıyla bu hayranlığım artıyor. Bu kısımda içerikten ufacık bir bilgi vereceğim: Kitabın giriş kısmında yazan bilgiye göre İskender Pala bir müzayedede Osmanlıca bir kitap alıyor: “Yek Cinayet Şast u Şeş Sual” yani “66 Soruda Cinayet” ve ifadesine göre bu kitabı Osmanlıca’dan günümüz Türkçesine çevirerek (Maalesef kendi öööz be öz dilimizi anlayamadığımız için) bizlere Katre-i Matem’i sunuyor. Başlarda kitabı okumak sizin için zor olabilir. Konudan konuya, olaydan olaya atlamalar o kadar fazla ki “Kim kimdi, neler oluyor?” diye şaşırabilirsiniz. Ama bir süre sonra öyle bir alışıyorsunuz ki kitaba 1-2 gün ara verseniz bile olaylar en ince ayrıntısına kadar aklınızda kalıyor ve böylelikle akışta kopukluk olmuyor. Yani tavsiyem sabredip okumaya devam etmeniz… Kitabın dili o kadar güzel ki. Sanki olayın geçtiği dönemdeymişim gibi hissettim. Gayet zarif bir üslup ve akıcılık mevcut. Konusuna bakacak olursak bize her türden konuyu içinde barındırarak ayrı bir okuma zevki veriyor. Tarih, aşk, polisiye, gizem, gerilim… Hepsi o kadar ayarında ve bir o kadarda ince ayrıntısına kadar işlenmiş bir kitap ki... anlatamam, okumanız lazım :) Beni asıl meraklandıran bu kitaptakilerin gerçek olup olmadığı. Sağolsun yazarımız da tam net bir şey söylemiyor. Daha doğrusu söyleyemiyor… Kitabın en sevmediğim yanı ise bitmesiydi ve kitap benim için yarım kaldı böyle bir son beklemiyordum. Gerçekten 3-4 seride anlatılacak olaylar 460 sayfa içine sığdı. Ne bir taşma var ne de bir eksik kalan bir şey. Bu kitap, tavsiye edeceğim kitaplar arasına kesinlikle girdi. Okuyacak olanlara çok bekletmeden kitabın satırları arasına kendilerini bırakmalarını tavsiye ederim. Keyifli okumalaar ;)
İnceleme
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,5bin okunma
6/10
·318 syf.·
2024 27. kitabı
Ben bu kitabı aldığımda böyle bir serüven okuyacağımı tahmin etmiyordum. Kitaba bayıldım diyemem ama hoşuma giden kısımları oldu tıpkı sevmediğim kısımları olduğu gibi. Romanımız 4 ayrı kısımdan oluşuyor. Her birinde birbirinden kopuk olmayan hikayeler bizi bekliyor. Tıpkı bir dizinin sezonları gibi. Zaten kitabın en sevdiğim özelliği de bu oldu. Birbirinden kopuk olmadan her bir bölümü o kadar güzel birleştirmiş ki kesinlikle olaydan sapmadım. Kafamda birleştiremediğim, anlamlandıramadığım hiçbir nokta kalmadı. Özellikle olay örgüsü muazzzam. Sonu da bir o kadar muhteşemdi. Olaylar nerden nereye geldi… :( Sevmediğim kısmı ise kimine göre önemsiz görünebilir neticede bir roman. Romanlarda çoğu zaman hayal unsuru ögeler ya da farklı perspektiften görüşler beyan edilebilir. Ama eğer yazdığınız romanda kimi tarihi unsurlar ve kişiler barındırıyorsanız en azından birazcık objektiflik beklerdim ben. Ne yazık ki çoğu yerinde özellikle dikkatimi çeken birkaç husus yüzünden kitaptan bir tık soğudum. Onun dışında kitabın akışı, üslubu gayet hoş. Okunabilecek bir kitap mı, evet. Tavsiye eder miyim, hayır :) Bu kitaptan önce okunabilecek daha güzel kitaplar olduğunu düşünüyorum. Kalın sağlıcakla…
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
Çalıkuşu-İpekböceği-Gülbeşeker
10/10
·448 syf.·
2024 26. kitabı
Yıllar yıllar önce. Ben diyeyim 1 asır siz deyin 8 sene evvel. Hayatımın dönüm noktası olan bir kitapla tanıştım: #k:248683. Ben bu kitapla okuma serüvenime resmi olarak adımı yazdırmış bulundum. O yüzden bendeki yeri çok ayrı. Çalıkuşu’ndan önce okuduğum (ki varlıklarından hiç emin değilim) kitaplar olduysa da hiçbiri beni ne etkilemiş ne de okumayı sevdirmişti. Ama bu kitap gerçekten bambaşka beni resmen aşık etti. İlk okuduğum dönemden aklımda kalan sadece iki kişi vardı (Tabii ki Çalıkuşu hariç) biri meşhur doktor diğeri minicik Munise. Hiç mi hiç hatırlamadığım ise Kâmran’dı. Demek ki çok ta mühim biri değil ki zihnimde yer etmemiş, Ahh Feride ahh.(#254730599) Şimdi bu kadar malumattan sonra gelelim kitabımıza. Öncelikle Feride’yi ben gerçekten çok sevdim. O kadar özel bir karakteri var ki okuyan herkesi kendine hayran bırakacak, çoğumuzun kendinden bir parça bulacağı cinsten. Neredeyse onunla beraber yaşadım, kitabın içinde. Kimi zaman ona kızdım kimi zaman onunla ağladım, onunla güldüm. Evet, kitabı okurken gerçekten gülmekten kendimi alamadığım yerler oldu hatta bu yüzden toplu taşımada tuhaf bakışlarla maruz kaldım. Üslup bakımından inceleyecek olursam eğer; Ya Rabbi bir kitap bu kadar mı akıcı olur. Resmen su gibi akıyor mübarek. Elimden ne zaman bıraksam içimde bir ızdırap peyda oluyor. Duman duman tütüyorum, o derece. Hele kitabın dili Allah'ım. Gerçekten o kadar zarif yazılmış ki. Okurken resmen gözlerim bayram etti. Bence bu kitabı harikulade yapan 2 özelliği var biri Feride diğeri kitabın dili. Hasılı okumayan kaldı mı bilmiyorum ama okuyanlara da tekrar tekrar okumalarını tavsiye ederim. Eminim kaç yaşında okursanız okuyun her zaman ayrı bir tat alacaksınız bu eşsiz eserden. Şimdiden herkese keyifli okumalar :)
İnceleme
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılap Yayınları · 1999123,2bin okunma
4/10
·368 syf.·
2024 24. kitabı
Sibel Eraslan’ın okuduğum ikinci kitabı. Daha öncesinde Siret-i Meryem kitabını okumuştum. Okuyalı uzun zaman olduğu için o kitabını çok fazla hatırlamamakla beraber sevdiğimi anımsıyorum. Lakin bu kitabında nedense biraz fazla boğuldum. Öncelikle kesinlikle konusu ile ilgili yorum yapamam sonuçta Peygamber Efendimiz’in -sallallahu aleyhi ve sellem- ve Ciğerpâresi Hz. Fatıma-tüz Zehra öncelikli olmakla beraber Ehli Beyt'ten bahsediyor. Benim sadece bunaldığım kısım konunun işlenişi ve yazım şekli. Olaylar o kadar karışık ki bir hikayeden diğerine atlanıyor ve arada kopukluklar oluşuyor. Ayrıca gereksiz kelime tekrarları ve çok yoğun betimlemeler. Okurken gerçekten çok sıkıldım. Betimleme sanatını çok sevmeme rağmen üst üste ve tekrarlanan kelimelerle yapılması bir saatten sonra insanı bunaltıyor. Kitabın sevdiğim kısımları yok mu, tabii ki var. Mesela kitaptaki şahısların başına gelen her bir olayın Peygamber Efendimiz’in -sallallahu aleyhi ve sellem- ya da Ehl-i Beyti’nin başına gelen hadis(e)lere gönderme yapılması gayet güzel ve eğitici olmuş. (Kitabı okurken hep aklıma Sinan Yağmur'un Kerbela kitabı geldi (6 yıl önce okumuştum) nedense çok benzettim.) Özetle tavsiye edebileceğim bir eser sadece olay akışı ve işleniş şekli beni birazcık bunalttı, bir an önce bitsin istedim o kadar. Okuyacak olan herkese şimdiden istifadeli okumalar.
CanfedaSibel Eraslan · Timaş Yayınları · 2012833 okunma
Reklam