"Ey Kudüs! Öyle günler gelecek ki düşmanların seni setlerle çevirecek, kuşatıp her yanından sıkıştıracaklar. Seni ve sende oturan çocuklarını yere çalacak, sende taş üstünde taş bırakmayacaklar." (Luka:19,43-44)
Ortadoğu kökenli bir din olmasına rağmen Hıristiyanlık asıl yayılma alanını batıda buldu. Bunun bir nedeni, Yahudilikten artık bir daha birleşmemek üzere ayrılmış bulunan yeni dine karşı Ortadoğu'daki köklü Yahudi mukavemeti idiyse, bir nedeni de eski Yunan-Roma dünyasında kabul gören çok tanrılı mitik dinin, kusursuz olması gereken bütün o tanrılarının ve tanrıçalarının içerdiği beşeri zaaflar ve bunun inanmak ihtiyacı duyanlarda doğurduğu ruhsal boşluktu. Bir başka neden de Hıristiyanlığın, Roma İmparatorluğu topraklarında yaşayan kölelerin ve köylülerin çok fazla ilgisini çekmiş olmasıydı. Çünkü Roma İmparatorluğu sosyal tabakalarını bıçak keskinliğinde birbirinden ayırıyordu da eşitlikçi Hıristiyanlık köle ile efendi arasında fark gözetmiyordu. Mutlu azınlık Roma'sının zulmündeki Avrupa, Hıristiyanlığı bu yüzden böyle kolay kabul etti.