Ne aradığımı biliyor muydum?
Hangi düşün ardına düşmüş gidiyordum?
Gördüğüm düşün yaşadığım dünyada karşılık bulduğu bir gerçeklik var mıydı?
O düşü bir daha çağırıyorum kendime.
O düşün gerçekliğini bir daha yaşamak istiyorum.
Zamanını şaşırmış mevsimler olduğu gibi mevsimsiz zamanlar da oluyor. Hele de insanın nereden gelip nereye gittiğini unuttuğu, bir yerden gelip bir yere mi gitmekte olduğunu bilmediği yaşantıların içinde her şey birbirine karışıyor.
Gidip gelenler, gelip gidenler, masamda oturmak için izin isteyenler, birbirine söz vermiş olanlar, rastlantıyla karşılaşanlar, ya-nımda fır dolanıyor, başımı döndürüyor, bense orada, o müzik dolabından yükselen bağrışların içinde, bu binlerce tanımadığım insan arasında, tanımadığım onu bekliyorum, onu arıyorum.