Bayan Söğüt

Bayan Söğüt
@losttwillow
son zamanlarda içimde sadece okuyarak dolacağını hissettiğim bir boşluk var instagram: losttwillow
Düşün.
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 11:41
Cesur Yeni Dünya daha doğru tabirle “Korkak Yeni Dünya” Böyle söylüyorum çünkü bu distopyanın yöneticileri insanların bilinçlenmesinden, kendi başlarına düşünmelerinden, düzene aykırı davranışlardan ve sorgulayıcı yaklaşılmasından korkuyorlar. İnsanları, kendilerinin tasarladıkları sistemde kendilerinin istedikleri gibi davranmaları için ta varoluşlarının başından itibaren beyinlerini yıkıyorlar ; topluma girecek bireyleri, işçileri istedikleri yönde şartlandırıyorlar. Bu toplumda, toplumsal farklar, statüler ve roller çok önemli. Hiyerarşi düzenin sürekliliği için bir mihenk taşı. Bir kesim okuyup bilecek, bir diğer kesimse sadece çalışmak için tasarlanacaklar ve kitaptan korkan bir nesil olarak yetiştirilip, cahil bırakılacaklar. İlk başlarda kitabın içine girmekte epey zorlandım. Çok yavaş ilerledi, sevip sevmediğimden emin olamadım. Ama böyle durumlarda kitaba yüz küsür sayfalara kadar zaman tanıyorum. İyi ki sonuna kadar okumuşum çünkü çok fazla üstüne düşündüğüm ve beni çok etkileyen bir eser oldu. Her şeyin sistemin kurucularına göre mükemmel olduğu bir düzende, ütopik görünümlü bir distopya gibi geldi bana. Ahlaki değerler, düşünce özgürlüğü, acı çekmek, tanrı, cinsellik, birey olmak, seçilmiş yalnızlık, aile, günah gibi bir çok kavramı hiç ele alıp düşünmediğim perspektiflerden yeniden düşündüm, adlandırdım ve içini doldurdum. Hiç aklıma gelmeyen yoğun anlamlar kazanmasına şaşırdım ve bundan müthiş bir zevk aldım. Yöneticilerin düşüncelerini, insanları yönetme biçimlerini, neyi hedeflediklerini, istediklerini ve istemediklerini okudukça günümüze baktım ve bu yeni dünya düzeninin hilelerinin başka şekillerde, dolaylı yollarla günümüzdeki yansımalarını tahlil etmeye, karşılaştırmaya çalıştım. Düşündüm. Düşünmenin böylesine önlenmesi gerektiği kanaatinde olna
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Reklam
Kuyucak'tan kopuş
7/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
(spoiler içerir) Yusuf'u hep bir aidiyet kavramı içerisinde düşündüm. Çünkü o, Kuyucak Köyü'nden ayrıldığından beri kendini hiçbir yere koyamadı. Etrafı her ne kadar kalabalık olsa da o içindeki yalnızlıktan kurtulamadı. Köyün samimiyetine zıt düşen şehirde, yaşananlara ve samimiyetsizliğe inanamadı. Sert mizaçlı, lakayt göründüğü zamanlarda bile içindeki o merhametli ve sakin tarafı hiç bir zaman kaybetmedi. İki kez babasını kaybetti. İki kez de tüm ailesini yitirdi. Hem de şu genç, çocuk yaşında... Muazzez'in yaptığı hatalara, düştüğü çirkin yollara karşı kitabın anlatıcısı ve de Yusuf hep merhametle yaklaşmış, "çocuk" diye bakmış ama ben tam olarak o şekilde düşünmüyorum. "15" yaş bir çocuk yaşı değil. Hele bahsettiğimiz zaman dilimi en az 100 yıl öncesiyse bu daha çok değiştirir durumu diye düşünüyorum. Yani Muazzez'in yaptıklarını "çocuk" diye bir kalıba sokup da görmezden gelmeyi, yaptığı yanlışları ele almamak için yeterli bir savunma olarak görmüyorum. Ama Muazzez'in psikolojisini, nasıl bir ebeveyne maruz kaldığını gördükten sonra kızı anlayabiliyorum fakat dediğim gibi "çocuk" diyerek geçiştirmeyi de desteklemiyorum. Öyle fitneci ve yanlışı normalleştiren annesi olduğu için ben hatayı Muazzezden önce annesi Şahinde Hanımda ararım. Tabi bu bütün yanlışlar silsilesinin başı da belki de Salahattin Bey'in kendisinden 15 yaş küçük ve henüz 15 yaşında olan bir kızla evlenmesiydi. Kız çocuklarının kişisel gelişimi ve ahlakından önce evlendirmeye çalışmak işte böyle kötü ebeveynliklere, huzursuz bir aileye ve yaşı ne kadar büyüse de zihni olgunlaşamayan bireyler ortaya çıkarır. Şahinde Hanım bunun en tabii örneklerinden biri. Kitabın sonu da çok hızlı gelişen olaylarla bir anda son buldu. Zaten içimde bir huzursuzluk oluşmaya başlamıştı kitabın sonuna doğru ve
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Can Yayınları · 2019210,4bin okunma
Tüm hayalperestlere
5/10
·96 syf.··
2026 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 00:00
2026 yılının ilk kitabı Beyaz Geceler. Sosyal medyada bir ara çok ünlenmişti. Filminden kesitler ve çeşitli gönderiler paylaşılmıştı. Ben de kitap hakkındaki tüm spoileri yememe rağmen hem Dostoyevski okumaya başlamak hem de herkesin bu kadar konuştuğu bu kitap neymiş diye merak edip aldım ve okumaya başladım. Çok keyif alarak okumadım hatta bazı yerlerde sıkıldım, kitabın içine tam sığdıramadım kendimi. Ama bir hayalperesti yakından tanıdığım ve onun karmaşık duygularını okuduğum, ne hissettiğini anladığım için bir bakıma da samimi hissettirdi. Belki kitabın sonuna kadar öğrenmemiş olsaydım daha sabırlı olur ve aldığım zevk katlanırdı. Çünkü okurken hep sonunu düşündüm ve bir an önce oraya varmasını istediğimi fark ettim. (burdan sonrası spoiler) Çoğu kişi Nastenka'dan hoşlanmamış veya ona kızmış. Bu kişilerden biri de benim. Bana göre Nastenka, bir erkeğin duygularından anlayamayacak ve büyük duyguları akıllıca yönetemeyecek toy bir kalbe sahip. Yani zaten 17 yaşında ve çocukluktan çıkamamış bir kız bence. Özellikle ümit verdikten ve bir nevi karşısındakinin aşkını kabul ettiğini söyleyen Nastenka bir kaç saat sonra asıl beklediği adamı görünce onun kollarına atlaması ve bizim zavallıyı bir başına sanki hiçbir şey olmamış gibi bırakıp gitmesi... Sabahına bıraktığı notta ise kendisine aşk itirafında bulunan ve birlikte yaşamaya anlaştıkları adamaysa "dostum" "kardeşim" diye hitap etmesi... (gerçekten yazınca güldüm çünkü bence çok komik, çocukça) Ve de söylediği şu saçma cümle "Keşke o siz olsaydınız" . Evet kafası daha önce söylediğim gibi pek bir şeylere basmayan ve hala çocuk olan bir kız kısaca kendisi. Evet sinir oluyorum ama tam olarak ciddiye de alamıyorum. Ama en nihayetinde her şey olup bitti ve olan bizim zavallı hayalpereste oldu. İçindeki karanlığa adeta
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2019102bin okunma